Gizliilimler.Org

Gizli dünyaların kapısını aralamaya hazır mısın?

Voodoo ve Karabüyü

Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı ve şifrenizi girin

Haberler:

Sayfa: [1]
*GönderenKonu:

Voodoo ve Karabüyü

(Okunma sayısı 1044 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


Çevrimdışı Akhenaton
Admin
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
***************
Ruh Hali: Hasta
Rep Puanı: 0
Üye No: 1
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
Nerden: Paralel Evren
İleti: 4306
  • Profili Görüntüle

Voodoo ve Karabüyü

« : Mayıs 30, 2012, 09:41:50 ÖS »
Voodoo ve Karabüyü

Kanlı ayinler, zombiler ve Vudu taşbebekleri

Vudu uygulamaları incelendiği zaman karşımıza geniş bir yelpaze seriliyor. En ilkel kaynaklarına indiğimizde, Afrika'nın çeşitli yerlerinde bazen gerçekten korkunç uygulamaların yer alığını görüyoruz. Vudu'da, Umbanda gibi her türlü kanlı kurbandan uzak duran tarikatlar olduğu gibi, horoz, tavuk, keçi ve domuz kurban eden, hatta, Ogun, Eşu ve kimi şer varlıklara köpek kurban eden tarikatlar da bulunmaktadır. Zaman zaman "iki ayaklı keçi" kurbanından da söz edilir. 2 ayaklı keçi, insandır. İnsan kurbanlarının Vudu'nun karanlık geçmişinde yer yer uygulandığı gibi, günümüzde hiç uygulanmıyor demek acaba mümkün müdür? çünkü bunu kim bilebilir. Fakat, modern merkezlerde bunun sözü bile edilmez. Vuducular bu tür sorulardan hoşlanmazlar, bir cehalet örneğin dışında, inançlarına karşı bir hakaret olarak alırlar. Böyle uygulamaların kendi karanlık geçmişlerinde olduğunu bilirler, ancak örneğin Hıristiyanlığın geçmişinde yüz binlerce insan cadı ya da büyücü diye diri diri yakılmadı mı?

Ayinlerde kurbanların kesilmesi, kanın kullanılması çok eski uygulamalara dayanır. Bunun okült gerekçeleri şöyle olduğu söylenir: kan hayat enerjisini ve bedensiz varlıkların maddi ortamda gerçekleşebilmeleri için gerekli ektoplazmayı sağlar. Bunun yanında, tütsü, mum, alkol ve yakılan diğer organik maddelerde de aynı şekilde ektoplazma yayıldığı söylenir. Ayrıca dans etmenin de, atmosfere bu tür psişik enerjileri boşalttığı inanılır. Özellikle Batı'da Wica kültü, dansı bu amaçla kullandıklarını açıkça söylerler. Bu açıdan eğer bu tezin arkasında bir gerçek yatıyorsa, denilebilir ki atmosfere olağanüstü bir enerji yayılıyor.

Metrauks bu konuda Şöyle diyor: “'Tanrılara adaklar ve kurbanlar güç verir' ve kurbanlar ne denli fazla ve ihtişamlı olursa tanrılar o denli etkili olurlar.”

Bu varlıklara çeşitli adakların verilmesi yaygındır. Bunları bir çeşit rüşvet olarak görmek mümkün, ancak bu onların doğal hakları olarak görülür. Loalar mallarına çok düşkündür ve eğer ona verilmek üzere ayrılan bir adak ya da kurban, Vuducunun cimriliği ya da fikir değiştirmesi yüzünden verilmezse, o loadan şiddetli bir ceza verildiği inanılır. Brezilya kenarda köşede kimi yemek tabakları görmüştüm. Orişalara sunulan bu yemekleri köpeklerin dahi yemediği söylenir. Bırakılan içki şişelerden içmeye cesaret eden bir kimse üzerine orişaların laneti toplandığı ve ihtimal içinde sonu feci bir ölüm olacağı inanılır. Metrauks loaların ayrıca tefecilik bile yaptıkları ve borçlarının tahsilinde çok acıması olabileceklerini belirtir.

Metrauks'a göre: “'Hizmetkarlar” iletişim kuracağı loa'ya önceden seveceği bir yemek sunmaması ender bir olaydır. Törensel yemekler geleneksel Haiti reçetelerine göre yapılır, ancak yemek türleri, hazırlama yöntemi ve sunuluş şekli ihmali tehlikeli olan katı kurallara uymalıdır. Yemek konusunda loaları memnun etmek zor bir iştir.”

Vudu taşbebekleri aslında daha önce belirttiğim gibi Vudu'nun dinî yanıyla ilgisi yoktur ve sadece 1 büyücülük örneğidir. Kaldı ki, öldürmeye ya da fiziksel zarar vermeye yönelik bu sempatik büyü yöntemi Afrika'ya özgün değildir ve her yerde yaygındır, Batı'da cadıların bir zamanlar özellikle balmumundan imal edilmiş taşbebekler kullandıkları bilinir. Öldürülmek istenen kişiden kimi kişisel şeyler alınır, saç, kumaş vs. ve bir kukla yapılır. Böylece psişik bir bağ kurulur. Sonra iğne batırılır. Fakat, burada kişinin konsantrasyon ve imgeleme gücü çok önemlidir. Bu tür yöntemlerle insanlara zarar vermek mümkündür, ancak kişinin kendisine verdiği zarar daha da büyüktür. Özellikle, büyü geri teperse.

Daha önce placebo etkisinden söz etmiştik, Vuduist telkinle, manyetik paslar ve biyo-enerji gibi ulvi etkilerle iyileştireceği gibi, şer ve süfli yöntemlerle insan ve hayvanlara zarar ve ölüm getirebileceği de inanılır. Fakat, böyle yöntemlere başvurduğunda siyah büyücü damgası vurulacağı kaçınılmazdır. Bir zamanlar Ghana hükümetinin Polis Başmüfettişi, James H. Neal “Jungle Magic”(9) (“Orman Büyüsü”) kitabında bu tür siyah büyü, ju-ju olaylarıyla sık sık karşılaştığını yazar. Bir kez de kendisi ju-ju'ya hedef olup ölüm döşeğine düşmüş, ancak bir Müslüman büyücüsünün müdahalesiyle kurtulmuş. İlk başta bu tür yöntemlere inanmayan Neal, hasta yatağında, hortum şeklinde bir varlığın boyun arkası ve güneş sinir-ağından (solar pleksüs) enerji emdiğini gördüğünde irkildi. Neal'e göre, bütün hedef kişiler kendisi gibi şanslı değil ve kendilerine juju (kara büyü) yapıldığını inanan kişiler dehşet içinde ümitsizliğe kapılırlar ve sonunda eriyip ölürler. Afrika'da yine dünyaya kıyasla bu tür olaylar daha enderdir. Orada Afrika dinî Hıristiyanlık, spiritizma ve Şamanizm'den ulvi etkiler alarak arınmıştır. Fakat, Afrika'da da beyaz büyücüler bulunmaktadır.

Gerçek bir Makumbeiro ya da Santeiro böyle yöntemlere hiçbir zaman başvurmaz, çünkü karşılığında çok ağır bir bedel ödeneceğini bilir. İnanca göre her ne denli siyah büyücü bu bedeli işlem yaptıran müşteriye yansıtırsa ya da yansıttığını sansa da, karma yasasından kaçış yoktur. Özellikle, hedef kişi etrafında bir koruma çemberi çevrilmişse, ya da güçlü bir kişinin koruması altındaysa, ona yönlendirilen güç yansıma etkisiyle on misli güçle geldiği yere döner, siyah büyücüyü yok eder.

Zombiler son derece şer bir siyah büyü örneğidir. Bu yöntemin tamamı "Gökkuşağı ve Yılan" kitabı ve filminde belgelenmiştir. Burada bir kişi özel bir formül ile zehirlenir, zehirlenen kişi ölüm belirtilerinin hepsini gösterir, ancak ölmemiştir. Akrabaları onu gömdükten sonra onu zehirleyenler mezarından çıkarırlar. Beyni oksijen almadığı için zedelenmiştir. Artık uysal bir şekilde tarlada çalışacak yürüyen bir ölü, bir zombiye dönüşmüştür. Eğer pozitif bilim uğruna böyle şey olamaz, tıbben mümkün değil vs. demeye kalkışan olursa, geç kaldıklarını bildirmek zorundayım. Artık, Time gibi birçok dergide zombiler konusunda daha da inanılmaz şeyler yazıldı ve onaylandı. Ayrıca, Haiti yasalarında bu tür zehirlemelere karşı hükümler de bulunmaktadır. Fakat, oldukça ender rastlanan bir vakadır ve Haiti halkına mal etmek doğru olmaz.

Bunların dışında siyah büyü denildiğinde genelde zencilerin siyah tende olmalarından dolayı bazen de haksız olarak bilinçaltı bir benzetme yapılır. Kara büyü uygulamaların çoğu Bantu tarikatların belirli kollarından kaynaklanır. Bunlar günümüzde Brezilya'da Quimbanda ve Santeria'da rahipleri palero ya da mayombero olarak anılan Palo Monte ya da Palo Mayomba tarikatında uygulanır. Haiti Vudusunda siyah büyü Santeria ve Makumba'ya oranla daha yaygın olduğu bilinir. Hatta Gonzales-Wippler'e göre bir Santero tam anlamıyla bir Beyaz Majisyendir(10). Petro tarikatı Haiti Vudusunun en karanlığıdır. Petro loaları da genelde şer varlıklardır. Bu sözcüğün Don Petro adında bir İspanyol asılı ve ölümünden sonra bir loaya dönüşen bir kişiden geldiği söyleniyor.

Santeria uzmanı Gonzales Wippler'e göre “Davullar, törensel kurbanlar, seks âlemleri ve siyah büyü hâlen Haiti Vudusu'nun önemli bir parçasıdır. Fakat, bütün kötü ününe rağmen Vudu hem bir maji sistemidir, hem de belli var olan bütün kurumsallaşmış dinlerden daha eski karmaşık bir dindir.

“İnsan kurbanları hâlen Vudu'nun bir parçasıdır, ancak bu ritüel cinayetleri işleyen tarikatlar gizlidir ve polis tarafından sıkı bir şekilde takip edilmektedirler. Vudu inisiyeler tarafından Cabrit Thomazos”, “Kızıl tarikatlar” olarak tanınan bu tarikatlar genelde Vuducular için bir korku ve nefret kaynağıdır.”

facebookta paylaş

Kayıtlı

Facebook / Twitter / Paltalk: Akhenaton41 / Paltalk Odası: Edep Sahiplerine Munhasir Oda

Sayfa: [1]