Gizliilimler.Org

Gizli dünyaların kapısını aralamaya hazır mısın?

24 Kasım Öğretmenler Günü Konuşması -2

Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı ve şifrenizi girin

Haberler:

Sayfa: [1]
*GönderenKonu:

24 Kasım Öğretmenler Günü Konuşması -2

(Okunma sayısı 1683 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


Çevrimdışı Hikmet Çiftçi
Süper Moderatör
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
********
Ruh Hali: Huzurlu
Rep Puanı: 141
Üye No: 793
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
İleti: 856
Nice dostlar gördük, içten gülen güldüren...

  • Profili Görüntüle

24 Kasım Öğretmenler Günü Konuşması -2

« : Ekim 31, 2013, 03:14:34 ÖS »


ÖĞRETMENLER GÜNÜ KONUŞMASI - 2

Değerli Öğretmen Arkadaşlarım,
Sevgili Öğrenciler…

Kasım ayı, bizler için hüzün ve mutluluğun yaşandığı bir aydır.
Dahi insan Atatürk’ün ölüm ayı olması sebebiyle hüznü yaşıyoruz. Ancak, O’nun yol gösterici fikirleriyle, çizdiği ideallerle, belirlediği hedeflerle gerçeği görüyor, yolumuzu şaşmıyor, ideallerini gerçekleştirmek için hiç durmadan ve yorulmadan çalışıyoruz. Amacımız, muasır medeniyetler seviyesinde olmak, hatta en önde yer almak…
Unutmuyoruz!..

Özellikle Atatürk’ün 24 Kasım 1928 yılında “BAŞÖĞRETMEN” unvanını kabul buyurması ve “BEN HERŞEYEDEN ÖNCE ÖĞRETMENİM. BEN MİLLETİMİN ÖĞRETMENİYİM” demesi, meslekler içinde öğretmenliği daha da yüceltmektedir ki, bu da biz öğretmenlere hem büyük bir moral kaynağı olmakta, hem mutluluk vermekte, hem de gururlandırmaktadır.

Geçmiş yıllarda öğretmen, toplum içinde öğreten, sevilen ve saygı duyulan ve hatta korkulan bir hüviyete sahipti. Bugün bizler, yine öğreteniz, belki sevileniz. Ama korkulan olmak istemiyoruz. Toplumla ve öğrencilerle iç içe, sevgiye dayanan saygı istiyoruz.
“Hiç olmazsa… Bari…” ile başlayan bir anlayışın göstergesi olmak yerine, minnet duyulan, imrenilen, el üstünde tutulan, gönüllerin sahibi olan bir meslek erbabı olarak var olmak istiyoruz.
Toplumda, “itibarlı insan” olma hüviyetine yeniden kavuşmak istiyoruz.

Mademki “Öğretmensiz bir toplum millet olamaz”
Mademki “Milletleri ancak ve yalnız öğretmenler kurtaracaktır”
O halde öğretmenin, olması gereken gerçek yeri belirlenmeli, maddî ve manevî destek verilerek itibarı artırılmalıdır.

Geçim derdi halledilmiş, problemleri çözülmüş, sıkıntıları giderilmiş, can güvenliği sağlanmış bir öğretmen canla başla iyiyi, doğruyu, güzeli, sevgiyi, saygıyı öğretecek; birliğin bütünlüğün sağlanması ve korunmasında her zaman olduğu gibi fedakârca çalışmaya devam edecek, ilmin ve irfanın bütün kapılarını açacaktır.

Gerçekleri, doğruları öğretmekten korkmuyoruz!
Hele ölümden hiç korkmuyoruz.
Vatanı, milleti bölmek için elimizde silah, gönlümüzde kin ve düşmanlık yok.
Türk askerinin kanıyla suladığı vatanımızı, canıyla çizdiği sınırlarımızı bizler kalemlerimizle, kitaplarımızla nakış nakış işleyeceğiz. Atılan kin tohumlarını, ayrılıkçı düşünceleri sevgimizle, hoşgörümüzle, birlikte yok edeceğiz.

Yakın bir geçmişten günümüze kadar onlarca, yüzlerce öğretmeni şehit verdik. Soğuk namlulardan ölüm kusan kurşunları gönüllerimizde erittik.
Öldürüldük, ama yılmadık!
Yolumuzdan dönmedik!
İdeallerimizden şaşmadık!..
İnanın ki; milletimiz için, vatanımız için, bayrağımız için, geleceğimizin teminatı olan siz gençlerimiz için, canımız pahasına da olsa, her türlü zorluğa fedakârca katlandık.

Sevgili gençler, değerli arkadaşlarım!
Türkiye’de herkes üzerine düşen görevi en iyi şekilde yapmalıdır.
Sanayi cephesinde sanayicimiz, inşaat cephesinde mühendislerimiz ve işçilerimiz, hukuk cephesinde hukukçularımız, eğitim-öğretim cephesinde öğretmenlerimiz, vatan cephesinde her fert ve ordumuz daha çok çalışmak, daha çok gayret göstermek, kendi alanında mutlaka başarılı olmak zorundadır.

İşte o zaman Cahit Sıtkı’nın hayal ettiği ve aynı zamanda hepimizin idealindeki Türkiye’ye kavuşmuş olacağız.
Cahit Sıtkı, özlediği Türkiye’yi şu dizeleriyle dile getiriyor.

MEMLEKET İSTERİM

Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun
Kuşların, çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim
Ne zengin-fakir, ne sen-ben farkı olsun
Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun
Olursa bir şikâyet, ölümden olsun

                        - Cahit Sıtkı Tarancı –


Hakkın rahmetine kavuşmuş öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, yaşayan emekli öğretmenlerimize sağlık sıhhat, çalışan siz değerli meslektaşlarımıza başarılar diliyorum.

Hepimizin “Öğretmenler Günü” kutlu olsun.


Altay Tigin

facebookta paylaş

Kayıtlı

Nice dostlar gördük, içten gülen, güldüren
Nice dostlar gördük, dıştan gülen, öldüren…

Sayfa: [1]