Gizliilimler.Org

Gizli dünyaların kapısını aralamaya hazır mısın?

Cumhuriyet Bayramı Konuşması 1

Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı ve şifrenizi girin

Haberler:

Sayfa: [1]
*GönderenKonu:

Cumhuriyet Bayramı Konuşması 1

(Okunma sayısı 1339 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


Çevrimdışı Hikmet Çiftçi
Süper Moderatör
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
********
Ruh Hali: Huzurlu
Rep Puanı: 141
Üye No: 793
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
İleti: 856
Nice dostlar gördük, içten gülen güldüren...

  • Profili Görüntüle

Cumhuriyet Bayramı Konuşması 1

« : Ağustos 05, 2013, 03:09:47 ÖS »


Cumhuriyet Bayramı Konuşması - 1 -
Altay Tigin

Değerli Öğretmen Arkadaşlarım, Sevgili Öğrenciler…

Henüz cumhuriyetin hayal bile edilemediği yıllarda O, Büyük Önder Atatürk, şu sözleriyle Türkiye’nin gelecekteki güzel kaderini müjdeliyordu.

“Türk milletini istibdat ve tahakkümle idare edileceğini zannedenler, Türk’ü ve Türk tarihini bilmeyenler ve anlamayanlardır.”

Bağımsız yaşama;  serbest iradeyle, hür düşünceyle kendi varlığını, kişiliğini ortaya koyma, Türk insanının benliğini oluşturan değerlerin en başında gelir. Böyle bir ruh haline, öze sahip olan fertlerin oluşturduğu yüce bir milletin, başkalarının hâkimiyeti altına girmesi nasıl ki mümkün değilse, idare şekli olarak da kendisine en uygun olan Cumhuriyet yönetimini benimsemesi, yani millî hâkimiyet esasına dayanan halk hükümeti ile idare edilmesi de en tabii hakkıdır.

Atatürk, cumhuriyet için şunları söylemektedir.

“Demokrasi ilkesinin en çağdaş ve en mantıklı uygulamasını sağlayan hükümet şekli cumhuriyettir.”

Atatürk bu sözüyle cumhuriyetin gerçek anılmada insanlar için bir fazilet olduğunu, imkânlar manzumesi olduğunu, insanın eşit haklara sahip ve insanca yaşaması için bir nimet olduğunu açıkça ifade etmektedir.

Daha hâlâ –bu yönetim şekli kastedilerek – düzenin bozukluğunu dile getirenler var ise, bunlar Atatürk’ü tanımayanlar; milletimizin, Türk insanının karakterini bilmeyenlerdir.

Hepimiz taraflı olmalıyız, taraflı olmak zorundayız. Bu da “Cumhuriyet” taraflılığı. Bu taraflılığı Atatürk’ün kendi sözleriyle dile getirelim.

“Bütün cihan bilsin ki, benim için bir taraflık vardır. Cumhuriyet taraflılığı; fikri ve toplumsal inkılâp taraflılığı… Bu noktada yeni Türkiye topluluğunda, bir ferdi hariç tasavvur etmek istemiyorum.”

Gençliğin yetiştirilmesi hususunda Kılıç Ali’nin Atatürk’ten naklettiklerini dile getirelim.

“Gazi, muvazenelerini (dengelerini) kaybetmiş, ihtiras ve iştihalarını tatmin yolunda dimağlarını, karakterlerini bozmuş, vücutlarını yıpratmış, her günahı mübah gören, her şeyi istihza ve kayıtsızlıkla karşılayan, kafalarını manasız yollarda işleten, gözlerini kumarhane masalarına, meyhane şişelerine dikmiş, afyon yutmuş gibi bayılmış, ne yapacağını şaşırmış, şımarık gençlerden hiç hoşlanmazlardı. Böylelerine son derece kızarak ve nefret ederek:

“Böyleleri, tabiatiyle millî mefkûreye lâkayt, bigâne bir gençliktir. Bu gibilere ne hâkimiyet-i milliye, ne de Cumhuriyet, zerre kadar heyecan ve alâka vermez. Her türlü içtimaî (toplumsal) ve ahlâkî alâkaları kesilmiş vaziyette olan bu gençler için kumar, dans, rakı, fuhuş, para… işte hakimiyet-i milliyenin, işte cemiyetin (toplumun) mânası, onlar için, yalnız bunlardan ibarettir. Bu gibi gençlere tereddiden (soysuzlaşmadan) behemehâl (mutlaka) mefkûreci (idealist) ve memlekete alâkalı olarak yetiştirmek, herkesin, hepimizin, her devlet adamının başta gelen vazifesidir.” derlerdi.


Değerli arkadaşlarım!

Atatürk’ün Türk gençliğine verdiği görevi, bir bakıma vasiyetini unutmamak lazım. Bu görev Türk istiklalini, Türk Cumhuriyeti’ni sonsuza kadar korumak ve savunmaktır. Bu noktada, sadece gençliğin değil, hepimizin aynı görevi yapması insanlarımızı bu yönde şuurlandırması gerekir.

Yine bu hususta Atatürk’ün direktiflerini bir kez daha hatırlatmak istiyorum.

“Yolunda çalıştığımız büyük kutsal ideali, halkın kalbinde, bir fikir halinden bir his haline getirmelisiniz. Demokrasinin ne olduğunu halka anlatmak, madde madde açıklamak lazımdır. Cumhuriyeti, onun gereklerini yüksek sesle anlatınız. Onlara cumhuriyet prensiplerini sevdiriniz. Bunu kalplere yerleştirmek için hiçbir fırsatı kaçırmayınız.”

Sözlerimi yine Atatürk’ün bir sözüyle noktalamak istiyorum.

“Türkiye Cumhuriyeti; her manası ile büyük Türk milletinin öz ve aziz malıdır. Kıymetli evlatlarının elinde daima yükselecektir, ebediyen payidar olacaktır.”

Hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum.[1][2]

Kaynaklar

[1] Ahmet Bekir Palanoğlu, "Başöğretmen Atatürk", Cilt 1, s.147.
[2] Fethi Bolayır, "Atatürk’ü Anma (10 Kasım) ve Milli Bayramlar", s.36, 38, 39.

facebookta paylaş

Kayıtlı

Nice dostlar gördük, içten gülen, güldüren
Nice dostlar gördük, dıştan gülen, öldüren…

Sayfa: [1]