Gizliilimler.Org

Gizli dünyaların kapısını aralamaya hazır mısın?

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Konuşması - 2

Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı ve şifrenizi girin

Haberler:

Sayfa: [1]
*GönderenKonu:

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Konuşması - 2

(Okunma sayısı 1034 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


Çevrimdışı Hikmet Çiftçi
Süper Moderatör
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
********
Ruh Hali: Huzurlu
Rep Puanı: 141
Üye No: 793
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
İleti: 856
Nice dostlar gördük, içten gülen güldüren...

  • Profili Görüntüle


23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI KONUŞMASI - 2

Değerli öğretmen arkadaşlarım,
Değerli veliler,
Sevgili öğrenciler…

Sözlerime, Atatürk’ün 22 Nisan 1920 tarihinde valilere, sancaklara (kaymakamlıklar)  ve ordu komutanlarına telgrafla bildirdiği tebliği ile başlayacağım.
    
Alıntı:
Telgraf
 Dakika geciktirilmeyecektir.                                          22 Nisan 1920                                                                          

      . . . . . . . . . . .
     Cenabı Hakkın lûtfuyla Nisanın 23. Cuma günü, Büyük Millet Meclisi açılarak vazifeye başlayacağından, o günden itibaren, sivil ve askeri bütün makamların ve bütün milletin tek merciinin Büyük Millet Meclisi olacağı bilgilerinize arz edilir.

                                                                                 Heyet-i Temsiliye adına                                                                                                                         Mustafa Kemal
 
     Cenabı Hakkın da lûtfuyla, vatan üzerindeki kara bulutları dağıtmak, yeni bir devlet kurmak için, nisan yağmurlarının bereketiyle mecliste tek renk, tek çiçek değil, Türkiye’nin çeşitli yörelerinden gelen temsilcilerle meclis binasında renk renk fikir çiçekleri açacak;
     Milletin tam bağımsızlığı ve yeni bir devlet kurulması için çaresizlik içindeyken bile yeni umutlar filizlenecek;
     Milli ruhla coşan güzide bir topluluğun alacağı kararlarla karanlıklar perdesi yırtılacak;
     Türkiye için, Türk milleti için, tam bağımsızlık güneşi yeniden doğacaktır.
      İşte böylesine mübarek sayılacak bir günü elbette ki hatırlamak, geçmişten ders alarak geleceğe umutla koşmak için burada toplanmış bulunuyoruz.
     Atatürkçülükte “tam bağımsızlık” ve “millî egemenlik” ilkeleri, devletin temel taşlarıdır. Atatürk bu hususu şu sözleriyle ifade ediyor:
Alıntı:
“Türk devletinin dayandığı temel esaslar ‘tam bağımsızlık' ve 'kayıtsız şartsız millî egemenlik’ten ibarettir.”
Alıntı:
“Türkiye Büyük Millet Meclisi ve bunun hükümetinin milletten aldığı direktif, tam bağımsızlık ve kayıtsız şartsız millî egemenlik ilkelerine dayanarak memleketi bayındırlaştırmak ve milleti zengin, varlıklı ve mutlu kılmaktır.” (1923)
Alıntı:

“Bütün dünya bilmelidir ki, artık bu devletin ve milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır; o da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır; o da milletin kalbi, vicdanı ve varlığıdır.” (1923)
Alıntı:

“Devletin ve milletin geleceğine millî irade etken ve hâkimdir. Ordu, bu millî iradenin emrinde ve hizmetindedir.” (1919)
Alıntı:

 “MİLLETİN İRADE VE İSTEĞİNE UYMAYANLARIN SONU YOKLUKTUR, YOK OLMAKTIR.” (1923)

    Vatan denilen bahçede al al, mor mor, sarı, kırmızı yepyeni, taptaze, rengârenk çiçekler elbette ki olacaktır. Olacaktır ki, bir başka letafet, bir başka güzellik, bir başka birlik oluşsun. Önemli olan çiçeklerin uyumunu, renklerin sıcaklığını bütün halinde görebilmek, bütün halinde algılayabilmek ve bütün halinde kabullenebilmektir.
     İşte o zaman insanları, insanlarımızı gönülden sevebiliriz. Herkese aynı derecede değer verebilir, saygı duyabiliriz.
     İşte o zaman Atatürk’ün işaret ettiği millî irade, millî iradeye bağlı olarak millî egemenlik ruhu, millî ruh oluşur ve yaşar.

     Hepimiz millet olmanın gururunu, devlet olmanın, aynı devletin fertleri olmanın mutluluğunu içtenlikle paylaşarak dostça, kardeşçe yaşamalıyız.
     Türk milletinin bütünlüğünü bozmadan, millî hâkimiyete, millî ruha halel getirmeden, güzel yurdumuzda barış içinde yaşamalıyız.

     Her türlü kargaşada, her türlü bölücü ve yıkıcı harekette, her savaşta en çok zarar gören; hiç kimseye art niyetle bakmayan, çocuk saflığı bozulmamış, tertemiz duygularla hayata tutunmaya çalışan çocuklar ve maalesef onların anaları ve kadınlardır…

    Parmaklarımızın tek bilekte kalması, çiçeklerimizin koparılmaması için aynı gönül güzelliğiyle millî birlik içinde olmalıyız ki, aynı bayrak altında ve tek vatanda mutlu ve huzurlu yaşayabilelim.

     Kalplerinizin sıcaklığı, geleceğimizin huzuru olacaktır.
     Gönüllerinizin saflığı, geleceğimizin kardeşliği olacaktır.
     Gözlerinizin parıltısı, geleceğimizin aydınlığı olacaktır.
    
     Kalplerinizdeki sıcaklık, gönüllerinizdeki saflık hiç tükenmesin.
     Gözlerinizdeki parıltı hiç solmasın.
      
     23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız kutlu olsun.

     Hepinize gönülden sevgi ve saygılar.

        Altay Tigin
       23 Nisan 2015

facebookta paylaş

Kayıtlı

Nice dostlar gördük, içten gülen, güldüren
Nice dostlar gördük, dıştan gülen, öldüren…



Çevrimdışı almila66
Yeni Üye
*

Ruh Hali: Merakli
Rep Puanı: 0
Üye No: 2059
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
İleti: 2
  • Profili Görüntüle

Ynt: 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Konuşması - 2

« Yanıtla #1 : Nisan 23, 2015, 03:00:27 ÖS »
23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramınız kutlu olsun..

Kayıtlı
Sayfa: [1]