Gizliilimler.Org

Gizli dünyaların kapısını aralamaya hazır mısın?

Bahçesaray Çeşmesi'nden (Aleksandr Puşkin)

Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı ve şifrenizi girin

Haberler:

Sayfa: [1]
*GönderenKonu:

Bahçesaray Çeşmesi'nden (Aleksandr Puşkin)

(Okunma sayısı 1207 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


Çevrimdışı Akhenaton
Admin
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
***************
Ruh Hali: Hasta
Rep Puanı: 0
Üye No: 1
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
Nerden: Paralel Evren
İleti: 4312
  • Profili Görüntüle

Bahçesaray Çeşmesi'nden (Aleksandr Puşkin)

« : Aralık 27, 2012, 06:49:28 ÖS »
Бахчисарайский фонтан, Bahçesaray Çeşmesi, Rusya

Bahçesaray Çeşmesi'nden
Aleksandr Puşkin
Rusya, 1799.

Sevgi istemiyor onun ruhu;
Bir put gibi dayanıyor.
Alaylara, kine, yüze vuruşa
Ağır şakaların incitmesine
Horgörüye, özüre, ürkek bakışa,
Baygın mırıldanışa, usul iç çekişe.
O, tanıyor kadını yaradılışından;
O, güngörmüş, o ne kadar kurnaz
İster zorlandığında, ister özgürken
Sevecen bir bakış, dilsiz gözyaşı sitemi.
Etkisiz kalıyor ruhu üzerinde
Artık bunlara o duymuyor güven.

Gün sıcağının kızdığı saatlerde savurup hafif saçlarını,
Yıkanmaya gidince genç esireler.
Ve dökülünce kaynakların suları,
Onların büyüleyici güzelliğine
Eğlencelerin ayrılmaz gözeticisi.
Burada, görüyor o umursamaz,
Çırılçıplak dilberler kalabalığını.
O, haremde, gece karanlığında
İşitilmeyen adımlarıyla dolaşıyor.
Basıp halılara usul usul,
İtaat kapılarına sessiz sokuluyor.

Bir yataktan bir yatağa ulaşıyor;
Bitimsiz özeni içinde sonsuzca
Han eşlerinin gözlüyor gür uykusunu
Gecenin sayıklamasına kulak kabartıyor.
Doymazca her şeyi usuna yazıyor,
Acısını, uyku mırıltısıyla
Yabancı bir ad çağıranın
Ya da iyicil bir arkadaşıyla
İçrek düşüncelerini paylaşanın.

Neylenir keder doluysa Giray'ın usu?
Elinde sönmüş çubuk ağızlığı;
Ve kımıltısız, soluma cüretinden yoksun,
İşaret bekliyor kapı dibinde kızlar ağası.
Hükümdar, kalkıyor dalmış düşüncelere;
Ardına değin açılıyor kapılar. Suskun han
Yürüyor mahrem dairesine, henüz düne
Kadar sevmediği eşlerinin.

Tasasızca hanı bekleyerek
Şakırdayan fiskiyenin dolayında.
Onlar ipek halılar üzerinde
Oturuyorlardı şuh topluluğuyla
Ve bakıyorlardı çocuk mutluluğuyla.
Bir balığın mermer diplerde
Yalpaladığı gibi duru derinliklerde
İçlerinden kimileri mahsus
Altın küpelerini düşürmüş.
Bir yandan çevrede halayıklar,
Kokulu şerbet dağıtıyorlardı.
Yankılanan tatlı bir şarkıyla
Ansızın tüm haremi çınlatıyorlardı.

facebookta paylaş

Kayıtlı

Facebook / Twitter / Paltalk: Akhenaton41 / Paltalk Odası: Edep Sahiplerine Munhasir Oda

Sayfa: [1]