Gizliilimler.Org

Gizli dünyaların kapısını aralamaya hazır mısın?

Celse 68 (16 Ekim 1994)

Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı ve şifrenizi girin

Haberler:

Sayfa: [1]
*GönderenKonu:

Celse 68 (16 Ekim 1994)

(Okunma sayısı 1110 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


Çevrimdışı Akhenaton
Admin
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
***************
Ruh Hali: Hasta
Rep Puanı: 0
Üye No: 1
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
Nerden: Paralel Evren
İleti: 4306
  • Profili Görüntüle

Celse 68 (16 Ekim 1994)

« : Mayıs 28, 2012, 05:45:50 ÖS »
Celse 68 (16 Ekim 1994)

Semiyum: İyi geceler dilerim. Sorularınıza geçebilirsiniz.

Soru: İnsanlık Altınçağ'a geçerken Agarthalıların buna karşı ilgileri ve görevleri nelerdir, o konuda konuşmak istiyorum.

Semiyum: Buyrunuz.

Soru: Efendim, aslında Altınçağ'a geçiş, Yüce Kitabımız Kurân'da yer alıyor ve bu bizim daha önce işlediğimiz, birlikte üstünde çalıştığımız âyetin, 27/82. âyetin (ki, toplam 19' dur) devamındaki ayetlerde var. Bu bizi ziyadesiyle memnun etti. Hatırlarsanız 82. ayette; "O söz başlarına geldiği zaman onlara yerden bir dabbe (sudan yaratılmış canlı) çıkarırız. O, onlara insanların ayetlerimize içtenlikle inanmadıklarını söyler" diyordu. Şimdi, Agarthalılar yeryüzüne çıkıyorlar ve Kurân'da bu ayette sözü edilen, sembolik olarak sözü edilen ilişki içine giriyorlar. Fakat 83. ayette: "O gün her ümmet içinden ayetlerimizi yalanlayanlardan bir cemaat toplarız. Onlar, bütün inkarcılar hep biraraya getirilip tutuklanarak ilahi huzura sevk edilirler." Yani Altınçağ' da, 2000li yıllar arifesinde, "ne kadar inanmayan, yeryüzü sahnesinin terk etmesi gereken her ümmetten insan ve cemaat varsa, toplanıp ilahi huzura alırız" diyorlar. Bu dünyayı bıraktırıyorlar. 84. ve 85. ayette de," geldikleri zaman Allah der, ayetlerimi anlamadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yaptınız? Zulmetmeleri yüzünden o söz başlarına gelmiştir. Artık konuşmazlar." Kanalların Altınçağ dediği, Mutluluk Çağı dediği olaya 2000’lü yıllarda ve 2000'den sonra safha safha geçecek toplu göçüşlere, yeryüzünün artık inanmayanlardan arındırılacağı bir çağa geçişe Kurân bu şekilde yer vermiş. Bu öncellikle böyle yorumluyorum. Sonra sizinle bağlantısına geçeceğim, ne dersiniz efendim?

Semiyum: Yorumlarınız tamamen doğrudur. Biz daha önceki bir celsemizde "Kurân'da her şeyin var olduğunu" söylemiştik. Bu âyetin, okuduğunuz bu ayetlerin 1. dereceden anlamında gerçekten yeni bir çağa geçişten bahsedilmektedir. Ve bu geçişin nasıl olacağı o şekilde belirtilmektedir. Bu ayetleri bu şekilde yorumladığınıza son derece sevinmiş bulunmaktayız. Çünkü 1. dereceden anlamı bunu işaret etmektedir.

Soru: Tabii bu ayetlerin başında Agarthalılardan bahseden âyetimiz var; "O söz başlarına geldiği zaman onlara yerden bir dabbe çıkartacağız ve onlar insanlara gerekeni söyleyecekler" diyor. Ve 83. ayette "O gün ümmet içinde ayetlerimizi yalanlayanlardan bir cemaat toplarız." diyor. Şimdi, bu 2 âyet birbirine bağlantılı. Bu toplama işinde Agarthalıların rolü, yeri nedir? Yani kısaca Altınçağ'a geçiş olayında Kurân'da var olan bu olayda Agarthalılar olarak sizin görevli olduğunuz ortaya çıkıyor. Bu konuyu biraz açar mısınız?

Semiyum: Düşündüğünüzün çok ötesinde biz zaten bu olayın içinde yer almış bulunuyoruz. Uzunca bir zamandan beri Agarthalılar olarak her türlü imkanlarımız ile bu geçişin en hayırlı biçimde gerçekleşmesi için hizmet sunmaktayız. Öncelikle bunun bilinmesi gereklidir. Bizlerin son aşamada yeryüzündeki bütün insanların bilgisi içinde ortaya çıkacak olmamız vazifemizin görünür hale gelmesi anlamını taşımaktadır. Zaten yaptığımız bu çalışma, dikkat ederseniz bu son devreye denk gelmektedir. Neden biz insanlığa kendimizi bu dönemde açıklamak ihtiyacını duyduk? Bunların tamamı birbiriyle bağlantılıdır. İnsanlığın Agarthalıları bu şekilde tanıyacak olması en hayırlı yol olarak tespit edilmiştir. İnsanlık bu şekilde kendilerine yaptığımız yardımların idraki içinde tam olarak girecektir. Bizler kendimizi daha önceki celselerimizde belirttiğimiz gibi dünya insanına gösterdikten sonra, onların Yüce Kurân'da az önce ayetlerde okuduğunuz gibi kötü niyetli olanlarının, yeryüzünden ayrılması gerekenlerinin toplanıp yukarı âleme intikal işine karışmayacağız. Açıkçası bir yeryüzündeki bu geçişe fiziki manada yardımcı olmayacağız. Yani insan öldürmeyeceğiz. Bu bizim görevimiz değildir. Bize düşen görev değildir. Fakat onların ilahi âleme intikalinde her türlü yardımcı görevleri yapıyoruz. Aslında o olay şu anda bile cereyan etmektedir. Fakat ciddi ölçüde, herkesin ciddi ölçüde farkına varacağı toplu geçişler daha başlamamıştır.

Soru: Şimdi, o zaman göçenlere, geçenlere her yönüyle yardımcı olacakken, kalanlara ne şekilde yardımcı olacaksınız efendim? Ondan bahsedebilir miyiz, burada kalanlarla ilişkiniz nasıl olacak?

Semiyum: Aslında o ilişki şu anda bile başlamış durumdadır. Bir kişiyle de, birkaç kişiyle de olsa başlamış durumdadır. Ve bu ilişki, artık siz insanların yeryüzü sahnesinden çekilinceye kadar devam edecek uzun bir ilişkinin başlangıcıdır. O yönüyle konuya bakarsanız biz yeryüzünde bu çağ değişikliğinden sonra kalacak insanlarla çok yönlü olarak ilişkiye geçeceğiz. Adeta onlara "abilik" yapacağız.

Soru: Fakat geçiş sırasında kalan insanlarla ilişkiler nasıl olacak efendim?

Semiyum: Bu konu o kadar önemli değildir. Geçiş sırasında zaten herkes kendi derdine düşmüş olacaktır. İnsanlık bu aşamada zaten maddi manevi problemlerini devam ettiriyor durumda olacağı için bizimle son derece şuurlu ve yapıcı ilişki içinde olmaları beklenmemelidir. İstisnalar hariç olarak konuşuyorum.

Soru: Efendim, Yüce Kurân' da, "O gün her ümmet içinden ayetlerimizi yalanlayanlardan bir cemaat toplarız" deniyor. Biz kendi kaynaklarımızdan biliyoruz ki, 8 milyarın üstünde nüfus var. Bu şekilde göçtükten sonra kalanlar olacaktır. Onlardan Kurân dolaylı olarak bahsediyor. "Kötüleri tutuklayıp götüreceğimize göre iyiler kalacaktır." diyor.Önce şunu soralım, efendim bu toplama nasıl olacak? Bu konuda biraz bilgi verebilir misiniz?

Semiyum: Aslında bu bizim Agarthalılar olarak görevimiz değildir. Bunu az önce söylemiştik. Bu sorunun cevabı yine ruhsal çalışmaların içindedir. İsterseniz konuya bu yönüyle bakalım. Bu soru bizim kitabımızın konusu değildir.

Soru: Şimdi o zaman şöyle bir kavram çıkıyor ortaya. Daha önce yüz 20.000.000 insan kalacağından söz etmiştik. Siz bu sayıyı onaylamıştınız. Bu, şu anda ne dereceye kadar net olabilir efendim? Çünkü insanlığın durumu değişiyor. Bu bilgiyi de biliyoruz. Ne söyleyebilirsiniz?

Semiyum: "Yüz 20.000.000 insan" sözü genel bir ifadedir. Bütün çaba insan sayısının arttırılmasına yöneltilmiştir. Hem bizim, hem ilahi âlemin bu yönde çok ciddi çalışmaları olmuştur. Olmaya devam etmektedir. "Yüz 20.000.000 insan" sözünü genel olarak ana hatlarıyla kabul edebiliriz. Fakat inşallah o sayıyı daha yukarıya çıkartma imkanı olur. Yüz 20 değil de 150 olur. Fakat görünen o ki, daha yüksek rakamlara çıkmak için insanlığın çok ciddi atılımlar içinde olması gerekecektir.

Soru: Tabi, bu geleceğe yönelik bir bilgi, bir hareket olduğu için daha fazlasını söyleyemiyorsunuz. Aslında kesin sayıyı siz bütün bu algılamalarınız sonucunda zannedersem biliyorsunuz efendim.
Semiyum: Öyledir fakat çok yerde okuduğunuz gibi, bu konularda baştan son söylenemez. Zaten yukarıda söylediğimiz gibi bu bizim çalışmamızın, kitabımızın konusu değildir.

Soru: Efendim, tabi sıkıntı olacak. Bu toplama işinde kuruyla yaş birbirinden nasıl ayrılacak. Bir felaket gelecek, bir bomba atılacak, (misal olarak veriyorum) savaşlar olacak. Bir aileden bir fert ölecek, ötekinden bir fert kurtulacak. Veya denizler kabaracak, dev dalgalar bir ülkeyi istila edecek. Onun içindir ki, insanlar nasıl kurtulacak? Bunlar hep cevap bekleyen, benim zihnimde cevap bekleyen sorular. Yani şöyle tahayyül ediyorum, ben son anda ne bileyim kurtarılması gereken, sözgelimi Agarthalıların gemilerine çekilip alınabilir, ışınlamayla bir başka yere alınabilir diye hayal gücümde bir imaj var. Bu imaja karşı yaklaşımınız nedir?

Semiyum: Hayır, düşündüğünüz gibi değildir. Düşündüğünüz manada mûcizeye benzeyen olaylar söz konusu olmayacaktır. Fakat yeryüzünde kalması gereken, kısaca genel olarak "iyi" dediğimiz insanların bu şekilde mûcizeyle korunmasına ihtiyaç olmayacaktır. Bunu ilahi âlem görevlileri, her şeyden önce Azrail dediğiniz güç rahatlıkla ayarlayabilecektir. Bu konuda hiçbir endişeniz olmasın. Azrail yeryüzündeki insanın canını almak istememişse onu hiçbir güç öldüremez. Kişi kendini öldüremez. Sözgelimi kişi o tür düşünce içinde olamaz. Çünkü Azrail o düşüncesini bile engeller. O iş ilahi âlemin, Tanrı'nın görevli kıldığı Azrail'’in diğer meleklerin koordineli çalışmasının ürünüdür. Bu tür mûcizelere, gemilerimize çekmelere gerek kalmayacaktır. Yani Allah iyiyle kötüyü birbirinden çok rahatlıkla ayırt edebilecektir.

Soru: Bir tarih, toplu göçüşlerde son nokta, son bir tarih mi yoksa muallaklık mı var?

Semiyum: Muallaklık kimi seviyeler açısından vardır. Çok yukarı seviyeler açısından öyle bir olay söz konusu değildir. Sonunda biz Agarthalılar, kendi imkanlarımız ile pek çok tarih öngörebiliriz. Fakat müsaade ederseniz size bir tarih vermeyelim. Pek çok kaynakta geçtiği gibi 2000'den sonra safha safha Altınçağ'a geçilecektir. Ve safha safha bu geçişler olacaktır.

Soru: Yine akla şu geliyor efendim. Yani bu geçişte ve geçiş öncesinde sizin Agarthalılar olarak insanlığa yaptığınız yardımlar, hizmetler gizli olarak yürütülüyor.

Semiyum: Genel olarak öyledir. Fakat yeryüzündeki pek çok insan toplu geçişler öncesi sizin yayınladığınız bu kitaplar aracılığıyla Agarthalıları tanımış olacaktır. Aslında tanımaya başlamışlardır bile. Doğal olarak az önce sözünü ettiğiniz Yüce Kurân'da sözü edilen ayetler hükmünü icra ettikten sonra safha safha insanlığın Agarthalılarla olan ilişkileri artacaktır.

Soru: O zaman Kurân'da az önce sözünü ettiğimiz ayetlerde sözü edilen Agarthalıların etkisi şu anda yapılan yardımları ağırlıklı olarak içeriyor efendim.

Semiyum: Öyle söylenebilirse de olayın bizi ilgilendiren yönü; bu vesileyle Agarthalıların kendilerini insanlığa gösterip örneklemesi suretiyle insanlığın idrakindeki, fikirlerindeki, görüşlerindeki büyük değişikliklerin ortaya çıkacak olmasıdır. Ayetlerde bu mana da bulunmaktadır. Şu anda insanlık kendisini dünyanın tek sahibi sanmaktadır. Bizi gördüğü zaman bırakın dünyanın sahibi olmayı, dünyanın çok kısa süreli bir konuğu olduğunu algı edecektir. Bizim onlara söyleyeceğimiz Yüce Kurân'daki sembolik halde geçen sözler aslında bunlardır. İnsanlık bizi görüp tanıdıkça söylenecek söz ile kastedilen algı uyanışı devamlı olacaktır. Biz insanlara "siz Kurân'ın ayetlerine inanmıyordunuz" gibi söz ile bir şey söylemeyeceğiz. Onlar bizi gördükçe kendileri alması gereken ibreti, dersi böylece alacaklardır. Kısaca biz kendimizi onlara örnek olarak sunacağız. Böylece âyetin hükmü yerine getirilecektir.

Soru: Peki efendim, Altınçağ'a geçiş ile birlikte Agarthalıların ortaya çıkışı ve insanlığa kendini göstermesi arasındaki bağlantıyı Kurân'da peşpeşe yazılı olduğu için önemli gördük. Fakat neden böyle? Onu tekrar sorabilir miyiz?

Semiyum: Nedeni zaten sorduğunuz sorunun içindedir. Bu köhne, cahil devir işini bitirip yerini bilgiye bırakmaktadır. Bu bilginin içinde Agartha'yı da düşünebilirsiniz. Doğaldır ki, Kurân, Yüce Kitabımız, Yüce Kitabınız bu 2 bilginin bir arada olmasını öngörmüştür. Bizlerin, sizlerin bu vesileyle yaptığımız bu iş, Kurân'ın çok ezelden hazırlanmış bu ayetlerinin hükmüne uymaktan başka bir şey değildir. Şuradaki kutsallığı, ilahiyatı, her şeyin ne kadar ince hesaplar üzerine inşâ edildiğini sanırım algı ediyorsunuzdur. Bu yönüyle celsemiz son derece isabetli ve hayırlı olmuştur. Ne sizlerin bizi tanımanız, ne insanlığın yeni bir çağa geçişi hesapsız olmamaktadır ve bu hesap Yüce Kurân'da ta ezelden belirtilmiştir. Bizler insanlık olarak ister dünya insanlığı, isterse Agarthalı insanlar olalım, âlemlere rahmet olarak en güzel şekilde yaratılmış olsak bile yine de Allah'ın yüce ilmi karşısında bir zerreden öteye hiçbir anlam ve değer taşımıyoruz. Tabi buradan bizim değersiz, anlamsız olduğumuz neticesine asla varmamanız gerekir. İnsanlık değerli ve anlamlıdır fakat bütün değerli ve anlamlı olan yaratılmış her şeyin Allah'a ve onun ilmine karşı kıyası bir zerreden öteye gitmez. Bunu ayrıca belirtmekte yarar vardır.

Soru: İsabetli sözlerinize katılmamak elde değil efendim. Benim bu akşam başka sözüm yoktur. Size iyi geceler dilerim.

Semiyum: Biz de size iyi geceler dileriz.

Kaynak: Agartha 2, Yazar: Ömer Sami Ayçiçek

facebookta paylaş

Kayıtlı

Facebook / Twitter / Paltalk: Akhenaton41 / Paltalk Odası: Edep Sahiplerine Munhasir Oda

Sayfa: [1]