Gizliilimler.tr.gg

Gizli dünyaların kapısını aralamaya hazır mısın?

Son İletiler

Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı ve şifrenizi girin

Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 ... 10
 1 
 : Ekim 11, 2017, 02:09:50 ÖS 
Başlatan Altaytigin - Son İleti Gönderen: Altaytigin

Alıntı:
Ayaklarım Sızlıyor

Ayaklarım, ah o ayaklarım
Bir de yüreğim sızlıyor

Ayaklarım gövdemi taşıdı yıllarca
Yüreğim seni…

Ne ağırmışım
Ne ağır bir yükmüşsün meğer

Ya ayaklarım duracak
Ya yüreğim
Benim sonum ikimizden olacak.


Serkan Ökçe
*
ŞİİRİN HASI

Şiir, edebî sanatlar içinde müstesna bir yere sahiptir.

Bazen kısacık bir anlatıma veya birkaç dizeye öylesine kocaman sözler, öylesine kocaman olaylar ve hatta öylesine kocaman hayatlar sığdırılır ki, bırakın okuyanı, şairi bile şaşırır kalır.

Dili, dilimizi çok iyi bilmek gerekir, böylesine şaşkınlık ve hayranlık yaratabilmek için.
Kelimeler öylesine yerli yerinde ve öylesine seçilerek yan yana getirilmeli ki, okuyanda zerrece şüphe uyandırmadan, acaba dedirtmeden muhteşem bir etki uyandırsın, tatlı bir haz ve huzur bırakabilsin.

Tabii, her şiir haz verecek, hoşa gidecek diye düşünmek gerekmiyor. Konusuna göre farklı duygular, farklı heyecanlar, farklı algılar uyandırması çok doğal.

Bir hamaset şiiri okurken içimizden ağlamak gelmez.
Bir aşk şiiri okurken gülmeyi düşünmeyiz.
Bir ayrılık şiiri okurken, hüzünlenmek yerine sevindiğimizi söyleyemeyiz.
Eh, ufacık farklılıklarla elbette.

Belirttiğim üzere öyle şiirler vardır ki, unutulmaz. Hafızamıza çakılmış çivi gibi saplanır ve her fırsatta kendini hatırlatır.

Misal;
Alıntı:
DALGIN ÖLÜ

Dün güzel bir kadın geçti
Kabrimin yakınından
Doya doya seyrettim
Gün hazinesi bacaklarını
Gecemi altüst eden
Söylesem inanmazsınız
Kalkıp verecek oldum
Düşürünce mendilini

Öldüğümü unutmuşum


Cahit Sıtkı TARANCI
*
Dilerseniz bir başka örnek daha verelim.
Çoğumuz bilir ve söyleriz. Dilimize pelesenk olmuştur, ama söyleyenin kim olduğunu pek bilmeyiz.

Alıntı:
MARİFET

Suya dokunmazmış
Sabuna dokunmazmış
Pise bak


Celal Vardar

Hafızalarımıza kaydedilen şekli ise şöyledir.
“Suya sabuna dokunmazmış,
 Pise bak!"

*
Hoş bir şiirle örneklerimizi bitirelim.

Alıntı:
SECERE
Dedenin adı Satılmış
Babanın adı Satılmış
Seninki Satılmış
Ben senin sülâleni bilirim
Satılmış oğlu Satılmış


Mehmet Kemal

http://www.gulceedebiyat.net/konu-mehmed-kemal-siirleri-27718.html

*
Görüleceği üzere şiirde dize veya dörtlük sayısı çok önemli değil. Ne anlatılmak isteniyorsa en kısa, en öz ve en veciz şekilde, etkili söyleyebilmek, yazabilmektir şiir.

Serkan Ökçe’nin “Ayaklarım Sızlıyor” şiiri de işte böylesi öz ve etkili şiirlerden biri, yani şiirin hası...

Şiir hakkında yorum yazmama gerek yok.
Böylesi bir parıltıya, sıradan kelimeler, su lekesi bırakır ancak.

Serkan Ökçe’yi gönülden kutluyorum.

Sevgi ve saygı rüzgârları esenliğiniz olsun.

Altay Tigin
10 Ekim 2017

 2 
 : Ekim 08, 2017, 03:37:01 ÖS 
Başlatan Altaytigin - Son İleti Gönderen: Altaytigin

         IV. Murat

  ZARARSIZ HAPLAR

       IV. Murat (1612 - 1640), keyif veren her şeyi, tütünü ve afyonu yasaklar. Bu konuda hiç kimseye müsamaha etmez.
      Bir gün, hiç ummadığı bir ihbar alır. Çok sevdiği Hekimbaşı Emir Çelebi’nin afyon taşıdığını ve yuttuğunu öğrenir.
      Bu habere inanmak istemez, ama tedbiri de elden bırakmaz.
      Padişah IV. Murat, Hekimbaşı Emir Çelebi’yi satranç oynamaya davet eder. Oyunun tam ortasında:
      - Hekimbaşı, kuşağını çöz ve içindeki her şeyi boşalt, der.
      Hekimbaşı, başına gelecekleri anlar. Emir padişahtan olunca çaresizce denileni yapar. Padişah, mercimek büyüklüğündeki afyon haplarını görünce:
     - Çelebi!.. Bunlar ne?..
     - Etkisiz Afyon hapları Sultanım…
     - Bunlarla ne yapıyorsun?
     - Hastalara veriyorum…
     - Peki, hastalara zararı dokunmuyor mu?
     - Hayır, padişahım…
     - Madem öyle, bunları birer birer yutmaya başla bakalım!..
      Hekimbaşı Emir Çelebi, çaresiz afyon haplarını tek tek yutar. Üzerine de bir bardak şerbet içer. Çok geçmeden olduğu yere yığılıp ruhunu teslim eder.

Not: IV. Murat, çok genç yaşta (28 yaşında) niksir hastalığından (aşırı kırmızı et ve içki tüketimine bağlı bir hastalık) vefat eder.

Kaynak:
Osmanlı’dan Hikâyeler; Cuma Vural –Panama Yayıncılık
(Bu hikâye, ufak değişikliklerle yukarıdaki kaynaktan alınmıştır. Sayfa: 142)


Altay Tigin
08 Ekim 2017

 3 
 : Ekim 08, 2017, 01:55:40 ÖS 
Başlatan folklorist - Son İleti Gönderen: folklorist
Dünya Mitolojisi ve Folklor ve Mitoloji Sözlüğü gibi kitapların yazarı Özhan Öztürk'ün kişisel web sitesinde online ulaşılabilen alfabetik formda Türk Mitolojisi gibi çeşitli mitoloji sözlükleri ile Okült, ezoterik, masonik sözlükler yer almakta.

 4 
 : Ekim 06, 2017, 01:16:08 ÖS 
Başlatan Mavi Rüya - Son İleti Gönderen: mami
Olmayan bir hikaye...
Bitmiş bir aşk için dökülen gözyaşları kaybedince anlıyoruz kardeşim meger hersey o varken güzelmiş...
Tekrar yaşanırmı, yaşanmaz kaybetmişiz bir kere...
Sen yinede bırakma kalemi küsme hayata
Kutlarım

 5 
 : Ekim 06, 2017, 01:08:04 ÖS 
Başlatan Altaytigin - Son İleti Gönderen: mami
Hayat bitecek bir gün ve herkes solup gidecek bir gün...
O gün gelmeden güzel anların aşkın sevdanın kıymeti bilinmeli hocam...
Şiir herşeyi süper anlatmış...
Kutlarım.

 6 
 : Ekim 06, 2017, 01:02:33 ÖS 
Başlatan Free - Son İleti Gönderen: mami
Artık bir geliversede kardeşim bu dertten bir kurtuluverse :)
Harbisin paşa kutlarım...

 7 
 : Ekim 06, 2017, 01:00:53 ÖS 
Başlatan Free - Son İleti Gönderen: mami
Şarkılardan şiirlerden çok o sihirli kelimeyi söylemen lazımdı belkide kardesim
Hissetmek önemli demekki ne şiirle ne şarkıyla ona derdini anlatamamışsın :)
Görsellik yine süper kutlarım...

 8 
 : Ekim 03, 2017, 02:01:55 ÖS 
Başlatan Saliha Değirmenci Yavaş - Son İleti Gönderen: Saliha Değirmenci Yavaş


Dost

Kavi tut dilini kem lâfı deme
Bir cümle mideyi kurtlandırır dost
At bile sahiptir ağzında geme
Akıl ayakları şartlandırır dost

Edepli yetiştir yavrularını
Güllere vaktinde dök sularını
Salıverme sakın ha yularını
Evlat ağır yükü sırtlandırır dost

Kimsenin suçunu  yüzüne vurma
Hazır yiyip yatma miskin de durma
Baba toprağını satıp savurma
İki karış tarla yurtlandırır dost

Zühre'm iyi belle dostu düşmanı
Af et hatasına candan pişmanı
Hemen kalk aldırma bir kez düşmeni
Gam insanoğlunu dertlendirir dost

Saliha Değirmenci Yavaş

 9 
 : Eylül 27, 2017, 11:14:01 ÖS 
Başlatan Altaytigin - Son İleti Gönderen: Altaytigin
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=klNt9qIdaeU" target="_blank">http://www.youtube.com/watch?v=klNt9qIdaeU</a>

EĞER

Nasıl yar diyeyim, halimi görüp
Derdin nedir diye sormazsan eğer
Yatağı yorganı sineye serip
Arada gönlümü almazsan eğer

Yaralı sineme hançer vurursun
Sarılmak istesem karşı durursun
Gün gelip gidersem sen de görürsün
Her gece sineye sarmazsan eğer

Çevirme yüzünü yüzüme döndür
Yanıyor yüreğim bağrında söndür
Ölmeden mezara girdiğim gündür
Derdime dermanım olmazsan eğer

Baykuşlar kargalar gelip konmasın
Buz kesen dudaklar solup donmasın
Bir nefes çekeyim ciğer yanmasın
Tükenir nefesim dolmazsan eğer

Ayrılık adını bir daha anma
Vuslatı kaldırıp hasrete yanma
Varına güvenip yarına kanma
Gün olur görürsün solmazsan eğer

Altay Tigin
20 Eylül 2017

 10 
 : Eylül 27, 2017, 12:00:45 ÖS 
Başlatan @Bircan - Son İleti Gönderen: halim yaman
SELAM ARKDASLAR

Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 ... 10