Gizliilimler.Org

Gizli dünyaların kapısını aralamaya hazır mısın?

Şiir’in Sesini Duymak

Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı ve şifrenizi girin

Haberler:

Sayfa: [1]
*GönderenKonu:

Şiir’in Sesini Duymak

(Okunma sayısı 3332 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


Çevrimdışı Akhenaton
Admin
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
***************
Ruh Hali: Hasta
Rep Puanı: 0
Üye No: 1
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
Nerden: Paralel Evren
İleti: 4312
  • Profili Görüntüle

Şiir’in Sesini Duymak

« : Şubat 22, 2013, 03:58:27 ÖÖ »
simurg

Şiir’in Sesini Duymak
Akhenaton

“Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.
(Orhan Veli, “Anlatamıyorum”)

Şiir, Kaf dağlarının ardında uçan “his” ve “mana” kuşunun adıdır. “Hissiyat”ı güçlü olan yürekler ya da “mana” vadisinin semâlarını gözleyenler, kimi zaman olur ki, şiirin kanat vuruşlarının sesini çok ötelerden duyar, sezinler yahut “anlam”landırır. Ama ortak bir yanı vardır ki o sesi duyup işitenlerin; şairse hisleriyle, bir ressam, bir heykeltıraş ya da bir mütefekkirse mânâ gözüyle o sesi duyar, işler ve diğer rûh ve akıl sahiplerine o sesin söylediklerini kalem’le, fırça’yla ya da balçıkla aktarırlar.

Şiir, sanıldığının aksine bentlerden, kıtalardan ya da dörtlüklerden oluşan bir “yazılar bütünü” değil; rûha Şiir Kuşu’nun sırlarını fısıldayan, kısıtlayıcı her şeyden uzak, güzelliklerin ve estetiğin tümüne verilen addır. Beyittir, mısradır, bir heykeldir, tablodur, şarkıdır, filmdir, düşüncedir. Bazen şairi “tabiat” olan; ıssız yerlerde açan bir çiçek, sürmeli gözlü bir kız, lezzeti dimağda tatlar bırakan bal, bir çocuğun görenleri derinden etkileyen gözyaşıdır.

Başka bir deyişle şiir, kelime kökü olarak “şuur”a hitap ettiği içindir ki, şuura etki eden her güzel “şey”dir. Daha da özetlersek, “güzel” olan her şey, aynı zamanda şiirdir ve güzel olmayan hiçbir şey, beyitlerden kıtalardan mısralardan da oluşsa şiir değildir ve şiir nâmına sayılamaz.

Şiir’in sesinden şiirde ses ve ses özellikleri anlaşılmamalıdır. Başta da dediğimiz gibi Şiir’in sesi, biten günün hiç bilinmeyen bir vaktinde Şiir kuşunun bize fısıldadığı sırlı öyküdür. Mütefekkir için “mânâ” denizindeki saklı incilerse de; şâir için “his”ler semâsının üzerinde yüzen bir müziktir. Bir yandan da bakarsak, mütefekkir, hislerden; şâirse anlam ve anlam arayışından uzak durmalıdır. Çünkü güzellik, saflıktır. Ya saf düşünce vardır ya da saf hisler…

Şiir kuşunun geçeceği vakitler, müphem ve dar vakitlerdir. Bazen beklenilirken gelir, bazen hiç beklenmezken. Bazen öpüşürken, bazen delice özlerken. Bazen bir düşle gelir, bazen aşığı ömür boyu ağlatan “o bakış”la. Bazen yemyeşil bir baharla gelir, bazen tüm kötülükleri beyaz karlarla öten bir kara kışla. Bazen sevinçle gelir, bazen gözyaşıyla. Ama geldiğinde kapıyı çalmaz, şiir. Cama vurmaz, merhaba demez. Hiçbir evde konaklamaz, mola vermez, kapıdan içeri girmez. Bir diyardan bir diyara uçar durur… Kimbilir, Simurg’u arayıp duran o otuz kuştan biridir Şiir kuşu. “Ayrılık vadisi”nden havalanan, “aşk denizi”nden geçen, “hırs ovası”nı aşan ve “kıskançlık gölü”ne saplanan…

Geçeceği vakitler gibi, sesi ve söyledikleri de müphemdir Şiir kuşunun. Ama yeryüzünün konuşulan ve unutulup gidilen dillerinden biri değildir dili. Hislerde duyulur, yürekte işitilir ve kalemin ucunda kelimelere, mısralara dönüşür. Bazen yüreğin içinde büyüyen ve bağıra bağıra gelen bir mısradır, bazen kalemi irâdemiz dışında yazdıran bir güç…

Şiir, bu “ses”le yazılır. Söz oyunlarıyla, artistik sözle şiir yazılmaz, yazılamaz. Göze biçimi hoş gelen, ama müziği olmayan, kulağı tırmalayan, rûha seslenmeyen şeyler şiir olamaz. Çünkü şiir, kelimelerin yan yana dizilişi değil, karışımında o kelimelerin de bulunduğu, ama gücünü kalemi oynatan o büyüden alan ve o büyüyle rûha hitap eden bileşimi meçhul bir karışımdır. O büyü sebebiyledir ki, kaç kez okunursa okunsun eskimez, bıkkınlık vermez, güzelliğinden hiçbir şey yitirmez.

Şairin şiire kattığı, duyduğu o müziği yüreğinin çevirdiği kelimelerle birleştirmek, ritim ve imlâ bilgisi ve kişisel kâbiliyetiyle notaya döker gibi işlemektir. Bunun dışında şiir, yazdırana da aittir. Özlediğimiz insanın, beklediğimiz saatlerin, sarı renkli duvarların, dinlediğimiz bir müziğin, öptüğümüz bir dudağın, okşadığımız bir saçın, kokladığımız bir gülün, omzumuzdaki dost bir elin…

Şiir’in günlük konuşma dilinden uzak, kendine has, müphem bir dili vardır. Bir konuya atfen yazılmamış, belli bir anlam yüklenmemiştir. Her okuyan, şiirdeki bu dili anlar. Ama kendinden bir şey bularak, kendi yüreğinin süzgecinden geçirerek ve anlamını kendi vererek şiiri okur. Herkesin aynı şeyi anladığı şiir, şiir değildir. Fakat bu demek değildir ki şiir, farklı anlaşılsın, herkes farklı şey çıkarsın kaygısıyla söz oyunları ve süslü ifadelerle yazılır… Hayır, bu, şiirin zorlanmadan söylenmiş kendine özgü bir özelliğidir. İşte şiiri bu basit söyleyişten ve gündelik konuşma dilinden uzaklaştırmak için imaj ve imgelerden yararlanılır…

Özetle şiir, Şiir kuşunun sesini ve o anki halet-i ruhiyemizde bıraktığı anlatılması güç o müphem etkiyi notalara döker gibi mısralara dökmektir. Hislerindeki incelik ve naiflik, şairin o sesi duyup yakalaması ve o etki ya da sesin yankısı kaybolup gitmeden kelimelere dökmesinde bir nevi “uydu anteni”dir. Anten, doğru ayarlanmışsa; sezgi ve hislerimiz o estetik ve inceliğe erişmişse, ekrana gelecek görüntü de mutlaka ki berrak ve saf olacaktır. Bu yüzdendir ki edebiyat fakültesine giren bir öğrencinin aldığı ilk ders, 4 yıl içinde alacağı bu eğitimin onu nasıl incelteceğidir… Şiir yazmasa bile şiiri anlamak ve takdir edebilmek için…

facebookta paylaş

Kayıtlı

Facebook / Twitter / Paltalk: Akhenaton41 / Paltalk Odası: Edep Sahiplerine Munhasir Oda



Çevrimdışı @Bircan
Süper Moderatör
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
************
Ruh Hali: Huzurlu
Rep Puanı: 433
Üye No: 762
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
Nerden: ♥Ben, düşler ülkesinin gel-git akıllısıyım...♥
İleti: 2649
♥Kalbime bir dokunuşu var;Ben sizlere ömür...♥

  • Profili Görüntüle

Ynt: Şiir’in Sesini Duymak

« Yanıtla #1 : Şubat 22, 2013, 10:57:31 ÖÖ »
Akhenaton, bizlere sunmuş olduğunuz değerlerinin üzerindeki bu yazılar, gösterdiğiniz yol, bir nebze de olsa kendi yolumuzda ilerlememiz için sunduğunuz bu ışık, bana ve benim gibi amatör şiir severlere duygularımızın ve gönlümüzün izi olacaktır…Şiirin yazmak için yazılmadığını çoğumuz kavradık…Ben her ne kadar şiirden sizin kadar anlamasam da, okuduğum şiirlerde eğer duyguyu alamamışsam hiçbir tat almıyorum…Bu duyguyu yansıtmak kadar, şiirin içinden duyguyu almakta çok önemli…
Sizin bulunduğunuz yerde bulunmak bizler için ayrıcalık, bunu yürekten söylüyorum…
Sizin gibi edebiyatın içine duygusunu katan kişiler çok nadir, bu özel bir yetenek, özel bir hissiyat…
Eğitim, okumak ebetteki önemli ama bunların arasına saf duyguyu koyabilmek herkesin harcı değil… eminim ki siz bizlerin eksiklerini uzağımızdan çok daha net görüyorsunuz…Ben kendi adıma bu eksiklerden yola çıkarak, bize yol gösterecek bu yazılarınızın  devamını diliyorum…iyi kötü bizlerin iç dünyasını tanıdınız, bu doğrultuda desteğiniz bizim için önemli…Eğer şiiri seviyor ve emek ediyorsak, her şeyden önemlisi yazmayı seviyorsak, şimdilik uzak gibi görünse de, duygularımızın hakkını vermeyi öğrenmeliyiz…Gerçektende şiir gibi bir yazı olmuş… Sabahın ilk umutları gibi, yazma hevesi verdi  içimize… Bu arada söylemeden edemeyeceğim…

“O “şiir” kuşu sizde yeteri kadar kalmış, bize de gönderin, olmuyor böyle”..:)

Emeğinize, yüreğinize saygılar…

Kayıtlı

♥"Eğer aklın doluysa, hiçbir oda boş degildir. .."♥



Çevrimdışı Hikmet Çiftçi
Süper Moderatör
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
********
Ruh Hali: Huzurlu
Rep Puanı: 140
Üye No: 793
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
İleti: 850
Nice dostlar gördük, içten gülen güldüren...

  • Profili Görüntüle

Ynt: Şiir’in Sesini Duymak

« Yanıtla #2 : Nisan 28, 2013, 01:12:32 ÖS »
Güzel ve anlamlı yazılar, üzerine güneş gibi doğan her bir gözden ışığını alır ve etrafını aydınlatır.

Aydınlığa muhtaç dimağlar da bu ışıkla aydınlanır ve doğru yolu bulur.

Kayıtlı

Nice dostlar gördük, içten gülen, güldüren
Nice dostlar gördük, dıştan gülen, öldüren…

Sayfa: [1]