Gizliilimler.Org

Gizli dünyaların kapısını aralamaya hazır mısın?

Şiir Dili ve Şiirde Anlam

Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı ve şifrenizi girin

Haberler:

Sayfa: [1]
*GönderenKonu:

Şiir Dili ve Şiirde Anlam

(Okunma sayısı 1963 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


Çevrimdışı Akhenaton
Admin
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
***************
Ruh Hali: Hasta
Rep Puanı: 0
Üye No: 1
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
Nerden: Paralel Evren
İleti: 4312
  • Profili Görüntüle

Şiir Dili ve Şiirde Anlam

« : Ocak 05, 2014, 08:14:22 ÖS »
Şiir Dili ve Şiirde Anlam
İhsan Topçu

Bizde bir anlayış vardır: Sevdiğimiz birinin sözleri genellikle doğrudur. Bu durum edebiyatta da böyle; bir de o kişi ünlüyse, sözüne takılır gideriz. Oysa, her zaman birilerinin ardından gitmek yerine, yeni şeyler üretmek yaratıcı zekânın gereği. Şair, yaratıcı zekâsı tartışılmaz bir varlık olduğuna göre “ama Mallarmé, ama Ahmet Haşim, ama Yahya Kemal, ama Cemal Süreya, ama Hilmi Yavuz veya diğer ünlü şairler böyle söylüyor” gibi cümlelerin kurbanı olmamalıdır. O ünlüler öyle demişse, sen ne diyorsun? Önemli olan bu. Edebiyatçıların söylediği, bazı dinlerde yer alan Tanrı sözlerinden değildir. Dindar, o sözleri reddedemez. Ünlü edebiyatçıların sözlerini Tanrı sözü yerine koyamayız; çünkü dinler değişmez, ama sanat değişir ve gelişir. Yanlış anlaşılmasın, geçmişe karşı inkârcı değilim. Böyle bir şey değil söylemek istediğim. Geçmişe ve ünlülerin sözlerine takılıp kalarak, gerçek sanatçı olmamızın gereğini yerine getiremediğimizi vurgulamak istiyorum. Örneğin, genç şairlere önerilerde bulunulur. Zaman zaman ben de yapıyorum bunu. Bu önerilerin hepsini benimserse genç şair, sonunda kendi şiirini yaratamaz. İşine geldiğini alacak, diğerlerini itecek; kendisi de düşünce üretecek. Böylece farklı şiirler yazılacak, şiir konusunda yeni düşünceler ortaya atılacak. Söylemek istediğim bu.

Böyle bir giriş yapmamın nedeni, söylenilenlere kuşkuyla bakmamız gerektiğini vurgulamak içindi. Mallarmé’nin “Şiir düşüncelerle değil, sözcüklerle yazılır” sözü ile Cemal Süreya’nın “Çağdaş şiir geldi kelimeye dayandı” sözü birbirine yakın durmaktadır. Hilmi Yavuz’un “Şiir harfler ve bağlaçlarla yazılır” sözü de ilginç. Kimliğini henüz bulamamış genç şair şaşıracaktır doğal olarak. Şiir sözcüklerle mi yazılır, harfler ve bağlaçlarla mı; Mallarmé ile Cemal Süreya mı doğru demiş, yoksa Hilmi Yavuz mu? Ayrıca Ahmet Haşim’in “Şiirde anlam aranmaz” sözü acaba doğru mu ya da başka bir amaçla mı söylenmiş? Yahya Kemal’in “Şiiri anlamaya çalışmak, eti için bülbül öldürmeye benzer” sözü ne anlama gelmektedir? Tam burada, şiir diliyle ilgili kısa bir açıklama yapmak gerekiyor.

Edebi tür olan şiir, dil kullanılarak yaratılır. (Yazımın konusu değil ama, edebi tür olmayan şiir de vardır kanımca. Şiiri yazar ya da söylerseniz, yani dili kullanırsanız edebi türdür karşınızdaki. Oysa, bazı dış etkenlerle de -çok etkilendiğimiz bir besteyi dinlerken ya da harikalar yaratan güneş batımlarında dalıp giderken- şiiri duyumsayabiliriz. Orada edebi tür olan şiir değil, şiirin özü vardır. Sözcükler işe karışınca şiirin biraz sulandığını düşünenlerdenim. Bir şiirimde “söz yetmiyor!... söz yetmiyor! / sözcük şiiri mi kovuyor ustam” dememin nedeni budur.) İletişim aracı olan dil, bunun doğal sonucu olarak anlamlıdır da. “Şiirde anlam aranmaz” diyenleri ikiye ayırmak gerekir. Bir öbek, gerçekten anlamsızlığı benimsemiş, diğer öbekse bu sözle başka bir şey söylemek istemiştir: Okuyucunun algısına göre şiire değişik anlamlar verilir, bir şey anlatmak için şiir yazılmaz, şiirin amacı yol göstermek değildir vb. Buna benzer yaklaşımlar şiirin özüyle örtüşür. Yani bu öbekteki şairlere göre “Şiirde anlam aranmaz” sözü “şiir anlamsız olmalıdır” anlamına gelmiyor. Anlamsızlığı öneren diğer öbekteki şairler, aslında dili reddediyorlar; işte o anda, şiir saydığımız olgu tükenip hiç olmuştur. Şiir yazarken, yeni bir dil yaratmıyoruz aslında; yani şiir dili, bildiğimiz doğal dil anlamında yeni bir dil değil. O halde ona neden “şiir dili” diyoruz? Çünkü şiir dili, kullandığımız dilin olanaklarının zorlanmasıyla, bir bakıma aşılmasıyla ortaya çıkan sanatlı dildir. “Şiirde anlam aranmaz” diyenler, şiir dilinin aynı zamanda yan anlamlarla da oluştuğunu bilmiyorlar mı? Kuşkusuz biliyorlardır. “Yan anlam” anlamsızlık değil ki. Şiir dili, anlamsızlık bir yana, yoğun anlamlar barındırır. Yahya Kemal ve Ahmet Haşim’in sözlerini de, işte tam buraya oturtarak değerlendirmek gerekir; çünkü bu şairlerimizin de şiirleri zengin anlamlar yüklü. Anlamsız şiir yazmadığı konusunda anlaşabileceğimiz bu iki şair, nasıl olur da anlamsızlığı önermiş olabilir?

Uçuk sözlerle dikkat çekmeye çalışanlar, genç şairlere kötü örnek olmaktadırlar. Şiir dili de dahil olmak üzere, bildirisiz bir dil olmaz. Yani dil bir şey söyler; dolayısıyla söylediğimiz şeyin anlamı vardır. Şiir anlamın içinde var olabilir ancak; anlamsızlığın içinde şiirin doğumu gerçekleşemez. Anlamsızlık dilsel anlamda yokluktur; yani yazdığınız da yok hükmündedir. Bu yoklukta, dilsel yapı olan şiir de olamaz zaten. Değil şiirin, notalardan oluşan bestenin bile anlamı vardır.

Gelelim Mallarmé, Cemal Süreya ve Hilmi Yavuz’un yukarıdaki sözlerine. Bu üç şair, şiir dünyasında gündem oluşturmak için o sözleri söylemiş olabilirler. Katılmıyorum sözlerine, ama zekice davrandıklarına inanıyorum. Bu cümlelerimi okuyan birçok okur şunu düşünecektir: O ünlü şairlerin söyledikleri sözler mutlaka doğrudur; boşuna ünlü olmamışlar ya. Ünlüler de birbirleriyle tartıştığına göre, bu görüş yanlış. Gelin siz siz olun, benim söylediklerim de dahil olmak üzere, kimsenin sözünü hemen benimsemeyin. Şiir ne sözcüklerle ne de harfler ve bağlaçlarla yazılır; şiir cümlelerle yazılır. Sözcükleri ya da harflerle bağlaçları alt alta yazın bakalım, şiir oluyor mu bu yapı? Diyeceksiniz ki cümleler sözcüklerden, sözcükler de harflerden (aslında seslerden) oluşur. Buna hayır denemez. Ama biz, şiirin nasıl oluşturulduğundan söz ediyoruz. Cümle olmadan şiir ortaya çıkamaz. Yoksa, dilin seslerden (yazıda harflerden) oluştuğunu söylemek için, çok akıllı olmaya gerek yok. Cümle, dilin -kendisi gibi- iletişim aracı olan bir parçasıdır. Somut şiir adı verilen yer yer gözümüze çarpan yalancı şiir denemelerinden örnekler vermeye gerek bile duymuyorum. Saçmalıkla şiiri karıştırmamak gerekir. Çünkü orada dil yok, cümle yok; dolayısıyla şiir de yok.

Okuduğumuz her yazıyı anlamaya çalışırız; şiir de buna dahildir kuşkusuz. Sıradan okurun şiiri anlamaktaki zorluk nedeni, şiir dilinin -yapısı gereği- kolay anlaşılır bir dil olmamasıdır. Bu zorluğun altında yatan, şiir dilinin anlamsızlık değil -tam tersine- yoğun anlam barındırmasıdır. Öyle değil mi?

Şehir dergisi, Ekim 2008.


(Bu yazıyı forumda paylaşmama izin verdiği için değerli İhsan Topçu'ya teşekkür ederim. Akhenaton.)

facebookta paylaş

Kayıtlı

Facebook / Twitter / Paltalk: Akhenaton41 / Paltalk Odası: Edep Sahiplerine Munhasir Oda

aysegul
Ziyaretçi

Ynt: Şiir Dili ve Şiirde Anlam

« Yanıtla #1 : Ocak 05, 2014, 09:11:21 ÖS »
Şairlerimiz henüz kendi aralarında bile "şiir dili" konusunda fikir birliğine varamamışlar demek ki... Bu da çeşitliliği ortaya getiriyor ve çok da güzel oluyor... Farklılıkların birleşmesi midir şiir dili acaba? Her halükarda okuyucuların kazanımı oldukça yüksek...
Şiirde anlam aranmaz derken, Mevlana'nın "hiç"lik anlayışı gibi de anlayabilir miyiz bilemiyorum ama, anlamsız bir şiir düşünemiyorum... 

Aklıma takılan onlarca soru var... Fakat cevabını bildiğim bir şey varsa o da şair olmak kainatın doktoru olmak gibi bir şey...Doğrusu, saçma şiirlere bir kaç örnek verseydi diye düşündüm önce ama netice de o şiirler sayın yazarımızın saçma buldukları olacaktı... Kendisinin de ifade ettiği gibi, kendi dahil herkesi dinlesek de, sonuçta bu ayrımı yapması gerekenler şiir yazmayı deneyenler sanırım... Benim gözüm tamamen korktu açıkçası :) Bu çok ayrı bir yaratılış gerektiriyor gibi hissettim...

Ben de, değerli  fikirlerini bizler ulaştırmanıza izin verdiği için kendi adıma teşekkür ediyorum...

Kayıtlı


Çevrimdışı Akhenaton
Admin
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
***************
Ruh Hali: Hasta
Rep Puanı: 0
Üye No: 1
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
Nerden: Paralel Evren
İleti: 4312
  • Profili Görüntüle

Ynt: Şiir Dili ve Şiirde Anlam

« Yanıtla #2 : Ocak 05, 2014, 09:35:36 ÖS »
Şiirde anlam aramak değil de, insan ruhu ve şuurunda bırakacağı zevk ve tat yerine bu tatlı şeylerden anlam çıkarmaya çalışmanın gereksizliğidir belki sorun. Çok güzel bir manzarayla karşılaştığınızda o manzara üstünde sorular sormak, orası hakkında fikir yürütmeye çalışmak değil, manzara'nın keyfini çıkarmak, başka bir deyişle de bağı sormaktan sadece üzümü yemek ve tadına varmaktır. Sessizce durup şiirdeki bazen acı, bazen aşk ve bazen de merhamet, tüm hisleri içimize çekmektir. Önümüzdeki nefis yemeğe "yeme de yanında yat" demek ya da acaba tarifi ne diye merak edip durmak yerine iştahla yemektir. Özetle bir güzelliğin, bir ana sığan mutluluğun, efsunlu bir içeceğin ve tüm güzel olan her şeyin büyüsünü bozmadan tüm müzikalitesiyle o sesi dinlemek, o anı yaşamak, o keder ya da mutluluktan kendimiz de tatmak, tüm bu hislerin bizdeki geçmiş hatıralar ve gelecek özlemleri müphemlikle uyandırışına, gerçek ve rüya arasında yaşanacak küçük ve leziz dokunuşlara izin vermektir. Ve şiir, sevgilinin yüzünü seyrederken o yüzün güzelliğinden başka hiçbir şey düşünmemek, kısaca o anın keyfini çıkarmaktır.

Kayıtlı

Facebook / Twitter / Paltalk: Akhenaton41 / Paltalk Odası: Edep Sahiplerine Munhasir Oda

aysegul
Ziyaretçi

Ynt: Şiir Dili ve Şiirde Anlam

« Yanıtla #3 : Ocak 05, 2014, 10:43:27 ÖS »
Vallahi şairin halini yine başka bir şairin dizeleri çok güzel anlatıyor...Orhan Veli Kanık' ın dizeleri... 

Herşeyi söylemek mümkün,
epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum...

Şiiri okurken sizin dedikleriniz çok geçerli ve yerinde ama iş yazmaya gelince...

Kayıtlı
Sayfa: [1]