Gizliilimler.Org

Gizli dünyaların kapısını aralamaya hazır mısın?

Her Gün Uğrarım

Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı ve şifrenizi girin

Haberler:

Sayfa: [1]
*GönderenKonu:

Her Gün Uğrarım

(Okunma sayısı 490 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


Çevrimdışı Hikmet Çiftçi
Süper Moderatör
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
********
Ruh Hali: Huzurlu
Rep Puanı: 140
Üye No: 793
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
İleti: 849
Akhepedia Üyesi

  • Profili Görüntüle

Her Gün Uğrarım

« : Ekim 26, 2019, 02:57:13 ÖS »


HER GÜN UĞRARIM

Sabah kahvaltımı yaptıktan sonra - ki aslında kahvaltı saati demek pek doğru olmaz- torunumdan da fırsat bulursam öğlene doğru bilgisayarımın başına geçerim.
Google sayfasının üst kısmında önceden kaydettiğim belli siteler vardır, günlük uğradığım. Kayıtlı çubukta ilk sırada “antoloji.com” sitesi yer alır, .
İlk göz ağrım diyebilirim bu siteye.
Çok da ustaca olmayan ilk şiirlerimi bu sitede yayımlamıştım.
Pek çok arkadaşla bu sitede, sanal da olsa, gerçekmiş gibi tanışmıştık.
Şiir arkadaşlığı, paylaşım arkadaşlığı ve zamanla dostluklar kurmuştuk bazılarıyla.
Hatta karşılıklı yazmış, yazışmış, eleştirmiş, yol göstermiş, yol bulmuş ve eleştirilmiştik. Bence burası bir ekoldu, güzel bir okuldu.
Okudukça kendimizi de geliştirmiştik diyebilirim.
Çok güzel eserler, şiirler, hatta romanlar yazan arkadaşlar olmuştu.
Benim tanıdıklarımdan eserlerini bana gönderenler da oldu tabii. Şiir kitaplarını, romanlarını okudum. Satın almam gerekenleri aldım.
Kısaca tam bir edebiyat köşesiydi.
.
Zamanla özelliğini kaybetti.
Güzel eleştiri yazanlar yazmaz oldu. Şiirler paylaşılmaz oldu.
Sanırım biraz da bazılarının bencilliğinden, kıskançlığından veya paylaşamama arzularından kaynaklandı.
Neticede insanın olduğu her yerde olması mukadder olanlar yine oldu.
Kısmen site yönetiminin olumsuz ve belki de yanlı ve umursamaz tutumundan dolayı çoğumuz kırıldık, sanki biraz küstük ve protesto ettik, şiir paylaşmayarak.
.
İkinci sırada “akhepedia.com” sitesi ki, benim için gerçek bir değer olarak hep en önlerde olandı. Özellikle site sahibi arkadaşın olumlu, anlayışlı tutumu yanında şairliği, araştırmacı yanı, tek başına da olsa sabırlı hali, bu sitede kalmamdaki tercih sebebim oldu.
Bu siteyi bunun için daha çok seviyor, bu sitede yazmaya gayret gösteriyorum.
 
Bazı teknik eksiklileri olmasa…
Misal, eseri yazana yorum yapıldığında, ana sayfada yorum yapanın adıyla görünüyor. Her defasında cevap yazılmazsa en son kim yazmışsa ona ihale edilmiş gibi kalıyor, yazılmış ve yayınlanmış olan yazı veya şiir.
Tabii yazı ve şiir ekleyen sayısı az olunca birkaç kişinin adı görünüyor, ana sayfada. O da bir başka olumsuzluk mu desem, bilemiyorum.

Asıl konuya gelemedim sanırım.
Niyetim giriş yaparken ufak ufak tanıtımlar da yapmaktı.
.
Bir de, maalesef “OKUMA ÖZÜRLÜ” bir topluluk haline geldik, günden güne.
“Kısa olsun, kestirmeden söylensin, yeter” anlayışıyla kimse uzun yazıları okumak istemiyor. Hele ki, şu akıllı telefonlar çıktıktan ve Facabook gibi, İnstegram veya Twitter gibi sitelerde resim, video, kısa yazılar paylaşmak kolaylaşıp görsele ilgi artınca yazının uzununa tahammül kalmadı. Bir de hazır kart dediğimiz görseller var ki, o an düşündüklerimize hitap edenleri kopyalayıp paylaşamak daha kolaylaştı. Yani çoğu kişi kolaycılığı tercih eder oldu.
Üretmek bitti.
.
Akıllı telefonlar deyince aklıma Köroğlu’nun bir dörtlüğü geldi.
Alıntı:
“DÜŞMAN GELDİ TABUR TABUR DİZİLDİ
 ALNIMIZA KARA YAZI YAZILDI.
 TÜFEK İCAD OLDU MERTLİK BOZULDU
 EĞRİ KILIÇ KINDA PASLANMALIDIR”

‘Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu’ misali, akıllı telefonlar çıkalı kalem kutusundan çıkmaz oldu. Parmaklar yazı yazmaz oldu. Hatta kalem – kâğıt taşınmaz oldu.
Ne diyelim, zaman bunu gerktiriyor olmalı.
Kalem de, yazı da zamana yenik düştü.
*
Yine antoloji’den Mehmet Yücel’in şiirinden aldığım bir dörtlükle devam edeyim.
Alıntı:
“TÜFEK İCAT OLDU MERTLİK BOZULDU
 KÖROĞLU'SU NERDE AYVAZ'I NERDE
 YİĞİT ZİYAN OLDU MERT ZİYAN OLDU
 ÇOĞUNDAN VAZ GEÇTİK BİRAZI NERDE”
      -antoloji.com’dan alıntı
Mehmet Yücel - Kayıt Tarihi : 6.7.2007 –
*
Şimdi sayfalara baktıkça, akıllı telefonlar icat oldu; millet faceci, instegramcı, twitci oldu.
Değerli sayfalarda yazanlar bozuldu, demek geliyor içimden.
.
Ne Köroğlu kaldı, ne Ayvaz’ı
Ne yazanı kaldı, ne yazı.
Ne çoğu kaldı, ne de azı!..
Ne minnet, ne muhabbet, ne de razı!..
.
Ne diyelim, zaman…
Okuyanlara ve yazanlara benden sevgi, saygı ve selamlar…

26 Ekim 2019
Hikmet Çiftçi

facebookta paylaş

Kayıtlı

Nice dostlar gördük, içten gülen, güldüren
Nice dostlar gördük, dıştan gülen, öldüren…



Çevrimdışı F^tm^
Süper Moderatör
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
*********
Ruh Hali: Melek-Gibi
Rep Puanı: 167
Üye No: 772
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
İleti: 1049
♥ بسمللهرهمنرهم ♥

  • Profili Görüntüle

Ynt: Her Gün Uğrarım

« Yanıtla #1 : Mart 14, 2020, 05:52:00 ÖÖ »
Hikmet abim
Bu yazı bugünkü duygularıma tercüme olmuş adeta.
Hayat meşgalelerinden sıyrılıp mola verdiğimizde  dinlendiğimiz dostlar meclisidir burası.

İçten anlatımınızı kutlarım.
Benden de saygı ve selamlar olsun.

Kayıtlı


Çevrimdışı Hikmet Çiftçi
Süper Moderatör
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
********
Ruh Hali: Huzurlu
Rep Puanı: 140
Üye No: 793
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
İleti: 849
Akhepedia Üyesi

  • Profili Görüntüle

Teşekkürler

« Yanıtla #2 : Mart 24, 2020, 01:00:15 ÖS »


Teşekkürler Efendim

Teknoloji geliştikçe tekniğine de hâkim olmak gerekiyor. Aksi takdirde bizim gibiler afallayıp kalırlar, bu gelişmeler karşısında.
Gençler bu konularda bizlere göre katbekat şanslılar.
Ufacık çocuklar bile ellerine akıllı telefonu aldıkları zaman, bilgisayar kullanır gibi kullanabiliyorlar. Tabletlerde her şeyi rahatlıkla yapabiliyorlar.
Torunumdan biliyorum.
Henüz okuma yazma bilmiyor, ama gördüğü hiçbir şeyi unutmuyor. Neredeyse kendi işini kendi görüyor.
Bizler…
Geçende bir yıldan fazladır kullandığım telefonumdan mesaj yazıp gönderemedim. Oğlumdan yardım istedim. Zira ben telefonu pek fazla kullanmıyorum. Benim işim bilgisayarımla. O beni anlıyor, biraz da ben onu…
Diyeceğim odur ki, keşke şu bilgisayar dilinden anlasaydım, basit yazılımlar yapabilseydim ve dost bildiklerime elimden geldiğince yardımcı olsaydım.
Yukarıdaki yazım aslında sitem değildi.
Sadece sesli düşünmüştüm.
Değerli Akhenaton sesimizi duymuş olmalı ki, elinden geleni esirgememeye çalıştılar.
Sağ olsunlar, var olsunlar.
.
Değerli Fatma Hanım,
Bazen bir yazı, bir şiir, yerine göre bir resim, ufacık bir cümle veya etkili bir müzik içinde bulunduğumuz ruh haline tercüman olur. Tıpkı şu anda bu yazıyı yazarken Seher Dilovan’dan dinlediğim “Dardayım” türküsünün etkisi gibi.

Malûmunuz, eskimişleri dışarı çıkartmıyorlar.
Aslında ne eskidim, ne de yıllandım. Kendimi çok daha dinç, genç hissediyorum ki, ‘kişi kendini hangi yaşta hissediyorsa o yaştadır’ dedikleri doğruymuş.
Velhasıl Fatma Hanım, önemli olan kendimizi nasıl hissettiğimizdir.

Değerli Akhenaton’a ve zatınıza ilgilerinizden dolayı gönülden teşekkürler.
Her daim sağlıkla ve huzurla kalın.

Sevgi, saygı ve selamlarımla…

Hikmet Çiftçi
24 Mart 2020
'EVİNDE KAL' günlerinden

Kayıtlı

Nice dostlar gördük, içten gülen, güldüren
Nice dostlar gördük, dıştan gülen, öldüren…



Çevrimdışı F^tm^
Süper Moderatör
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
*********
Ruh Hali: Melek-Gibi
Rep Puanı: 167
Üye No: 772
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
İleti: 1049
♥ بسمللهرهمنرهم ♥

  • Profili Görüntüle

Ynt: Her Gün Uğrarım

« Yanıtla #3 : Nisan 08, 2020, 03:06:54 ÖÖ »
Siz bir not ve yazı bırakın.
Sesinize yankı bulursunuz muhakkak.  ;)
Saygılarla Hikmet abim

Kayıtlı
Sayfa: [1]