Gizliilimler.Org

Gizli dünyaların kapısını aralamaya hazır mısın?

Aklınıza Gelen Şey, Rahmânî mi Şeytânî mi; Anlamak İster misiniz?

Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı ve şifrenizi girin

Haberler:

Sayfa: [1]
*GönderenKonu:

Aklınıza Gelen Şey, Rahmânî mi Şeytânî mi; Anlamak İster misiniz?

(Okunma sayısı 1680 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


Çevrimdışı Akhenaton
Admin
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
***************
Ruh Hali: Hasta
Rep Puanı: 0
Üye No: 1
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
Nerden: Paralel Evren
İleti: 4306
  • Profili Görüntüle
Aklınıza Gelen Şey, Rahmânî mi Şeytânî mi; Anlamak İster misiniz?

Aklınıza gelen şey, Rahmânî mi Şeytânî mi, anlamak ister misiniz? "İsteriz!" diyorsanız; size soracağım soru, şudur: Aklınıza gelen şey, aşk ve şevkinizi artırıyor mu, azaltıyor mu? Tespiti gereken konu budur.

Diyelim ki, hayatınızda bazen siyah noktalar oluşmuş, günah kirlenmelerine mârûz kalmışsınız. Bu mânevî kirlenmeler, sizi üzüyor, vicdânen azap çekiyor olabilirsiniz. Hatta olmalısınız da... Hayat yolculuğuna çıkan insanın yolda bâzen ayağı sürçüp düşmesi kaçınılmazdır. Sokakta lağım patlamışsa; siz de hedefinize doğru bu sokakta yürümeye mecbursanız mutlaka kirli suların sıçramasına mâruz kalacaksınız.

Burada mühim olan, tuzağa düşmemektir!.. Tuzağa nasıl mı düşülür?.. Şeytân, hassas insana iste böyle ayak sürçme sırasında, manevi kirlenme devresinde yaklaşır, doğru düşünce telkin ediyormuş gibi aklına, kalbine, hayâline vesvese vermeye başlar. Der ki:

“Görüyorsun ya, İslâmî hayat yaşayıp hizmetlerde bulunmak bu zamanda, bu yaşta, hele senin gibi günahkârlar için kolay değildir. O, seçkin kimselerin isidir. Sen kim İslâmî hayat ve hizmet kim? Bekle, yaşın başın biraz daha ilerleyip olgunlaşasın. Ortam müsait duruma gelsin. Senin gibileri tutunamaz bu hayatta ve bu ortamda... Çivisi cıkmış dünyayı sen mi düzelteceksin? Şimdilik hayatını yaşa. Hem böyle günahlara mâruz kalacaksın, sürçüp düşeceksin, hem de dinî hayatta ısrar edecek, hizmet etme azminde ve kararında olacaksın. Olmaz böyle tutarsızlıklar!..”

İşte Şeytân'ın tuzağına düşmek üzere olduğun anlardır; bu duygu ve düşüncelerin kalbine, gönlüne, hayâline hücum ettiği anlar. Tam bir Şeytânî telkinin istilasına mâruz kalma hâli!..

Nereden mi belli bu düşüncelerin Şeytânî telkin ve düşünceler olduğu? Çünkü kalbe, hayâle gelen bir düşünce, seni İslâmî hayattan uzaklaşmaya teşvik ediyorsa hiç şüphen olmasın Şeytânî telkindir. Rahmânî ilham değildir! Fikir gibi görünen şeyin Rahmânî ilham mı, yoksa Şeytânî telkin mi olduğunu anlamanız, pek kolay ve çok mümkündür bu ölçüyle... Terazi elinizde, ölçü gönlünüzdedir... Eğer gelen düşünce, Rahmânî olsaydı; sizi İslâmî hayattan soğutmayacak, daha da ileriye gitmenizi, daha çok ibadet edip hizmette bulunmanızı telkin ederek diyecekti ki:

“Evet, bazen ayağım sürçüyor, düşüyorum, mânevî olarak kirlendiğim anlar, devreler oluyor; böylece sırtıma günah kamburları yüklenmiş oluyorum. Fakat bunun çaresi, İslâmî hayat ve hizmetten büsbütün uzaklaşarak kambur üstüne kambur yüklenmek değildir. Çünkü İslâmî hayat ve hizmetten soğuyup uzaklaşmak, mâruz kaldığım günahı azaltmaz, aksine daha da artırır. Halbûki, dinî hayatta daha da derinleşmeli, daha çok sevap kazanmak, daha çok hizmet etmeliyim ki, mâruz kaldığım günahların etkisini azaltayım, bir günaha birçok sevapla karşı koyarak affımı sağlayayım.”

Böyle davranmakla mâruz kalınan bunca günahın vebâlinden kurtulmak mümkün mi? Hiç şüpheniz olmasın. Başka çıkar yolunuz da yoktur zaten... İsterseniz Hud Sûresi'ndeki 114. âyeti hatırlayınız. Rabbimiz şöyle buyuruyor:

“Namazlarınızı kiliniz, iyiliklerinizi çoğaltınız. Çünkü çoğalan iyilikler azınlıkta kalan günahları silip, yok eder...”

Evet, çoğalan sevaplar azınlıkta kalan günahları silip yok eder, etkisiz hale getirebilir. Gerçekten de bu âyetin tefsiri olan olay de baktığımızda su ikâz ve müjdeyi görmekteyiz. Efendimiz buyuruyor ki:

“Nerede olursan ol, ne durumda olursan ol Allah'tan korkmaya devam et! Her günahın arkasından onu silip yok edecek birçok sevabı sırala ki, çoğalan sevaplar azınlıkta kalan günahları silip yok etsin!..”

Öyle ise, hayat yolculuğumuz boyunca mâruz kaldığımız ayak sürçmeleri, mânevî kirlenmeler, bize sevksizlik vermemeli, istikametli yolculuğumuzdan alıkoymamalıdır. Bilmeliyiz ki, sevksizlik ve ümitsizlik veren düşünce, Rahmânî değil şeytânidir. Tam aksine: "Sevaplar, günahları giderir. Bir günahı birçok sevapla silip yok etmeliyiz!" diye düşünerek daha çok sevap kazanmaya yönelmeli, İslâmî hayatta daha da derinleşme aşk ve şevkine girmeli ki, âyetin, hadisin kurtarıcı ikazına kulak vermiş, Şeytân'ın ümitsizlik telkin eden tuzağına düşmemiş olalım... Bence bu Rahmânî mi, Şeytânî mi incelemesi, düşünmeye değer bir olay!..

facebookta paylaş

Kayıtlı

Facebook / Twitter / Paltalk: Akhenaton41 / Paltalk Odası: Edep Sahiplerine Munhasir Oda



Çevrimdışı @Bircan
Süper Moderatör
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
************
Ruh Hali: Huzurlu
Rep Puanı: 434
Üye No: 762
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
Nerden: ♥Ben, düşler ülkesinin gel-git akıllısıyım...♥
İleti: 2654
♥Kalbime bir dokunuşu var;Ben sizlere ömür...♥

  • Profili Görüntüle
Çok cazip fikirleri var demek.
Kredi kartına on taksit :)

Senden kaçıp bana geliyor...Peşinden beni de şeytanla akraba yaptın :)  :)

Kayıtlı

Güzel bir ruha aşık olan ona hayatı boyunca sadık kalır, çünkü sevdiği şey ebedidir.” Platon

Sayfa: [1]