Gizliilimler.tr.gg

Gizli dünyaların kapısını aralamaya hazır mısın?

Demedim Mi (Mevlana Celaleddin Rumi)

Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı ve şifrenizi girin

Sayfa: [1] 2  Hepsi
*GönderenKonu:

Demedim Mi (Mevlana Celaleddin Rumi)

(Okunma sayısı 9545 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


Çevrimdışı Akhenaton
Admin
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
***************
Ruh Hali: Hasta
Rep Puanı: 0
Üye No: 1
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
Nerden: Paralel Evren
İleti: 4301
  • Profili Görüntüle

Demedim Mi (Mevlana Celaleddin Rumi)

« : Mayıs 07, 2013, 02:07:47 ÖÖ »


Demedim mi?

Oraya gitme demedim mi sana,
seni yalnız ben tanırım demedim mi?
Demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi ben'im?

Bir gün kızsan bana,
alsan başını,
yüz bin yıllık yere gitsen,
dönüp kavuşacağın yer ben'im demedim mi?

Demedim mi şu görünene razı olma,
demedim mi sana yaraşır otağı kuran ben'im asıl,
onu süsleyen, bezeyen ben'im demedim mi?

Ben bir denizim demedim mi sana?
Sen bir balıksın demedim mi?
Demedim mi o kuru yerlere gitme sakın,
senin duru denizin ben'im demedim mi?

Kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi?
Demedim mi senin uçmanı sağlayan ben'im,
senin kolun kanadın ben'im demedim mi?

Demedim mi yolunu vururlar senin,
demedim mi soğuturlar seni.
Oysa senin ateşin ben'im,
sıcaklığın ben'im demedim mi?

Türlü şeyler derler sana demedim mi?
Kötü huylar edinirsin demedim mi?
Ölmezlik kaynağını kaybedersin demedim mi?
Yani beni kaybedersin demedim mi?

Söyle, bunları sana hep demedim mi?


Mevlana Celaleddin Rumi

facebookta paylaş

Kayıtlı

Facebook / Twitter / Paltalk: Akhenaton41 / Paltalk Odası: Edep Sahiplerine Munhasir Oda



Çevrimdışı @Bircan
Süper Moderatör
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
************
Ruh Hali: Huzurlu
Rep Puanı: 430
Üye No: 762
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
Nerden: ♥Ben, düşler ülkesinin gel-git akıllısıyım...♥
İleti: 2649
♥Kaderini kabullenirsen, rehberin olur...♥

  • Profili Görüntüle

Ynt: Demedim Mi (Mevlana Celaleddin Rumi)

« Yanıtla #1 : Mayıs 07, 2013, 08:50:40 ÖÖ »
Bir şiir ancak denizin sesi içinde kendini bu kadar güzel anlatabilirdi...

Mavi yunuslara bayıldım gerçek gibiler...

Ama şiirin yazı rengine gelince olabildiğince koyu olsaymış, hem okunması açısından hemde daha ön plana çıkması açısında çok daha güzel olurmuş... Sesli okunsa sorun olmazdı. Ama eğer kendiniz okuyorsanız ve altta deniz dalgaları varsa yazının biraz ön plana gelmesi iyi olurdu...

Mavinin içinde silikleşmiş...

Ama tasarım muhteşem...Şiire çok yakışmış...

Kayıtlı

♥'Hiç kimse sizin yazdığınız bir şeyi, düşündüğünüz gibi okumaz.'♥



Çevrimdışı @Bircan
Süper Moderatör
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
************
Ruh Hali: Huzurlu
Rep Puanı: 430
Üye No: 762
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
Nerden: ♥Ben, düşler ülkesinin gel-git akıllısıyım...♥
İleti: 2649
♥Kaderini kabullenirsen, rehberin olur...♥

  • Profili Görüntüle

Ynt: Demedim Mi (Mevlana Celaleddin Rumi)

« Yanıtla #2 : Mayıs 07, 2013, 09:31:07 ÖÖ »
Sevgili Ayşegül, istediği şekilde kalabilir... Bu benim için sorun değil, ama birde şiiri ilk defa okuduğunu düşün?

Ben şiiri çok sevdiğim için sadece kendi fikrimi söyledim o kadar:)

Maviler içinde boğulmuş...

Kayıtlı

♥'Hiç kimse sizin yazdığınız bir şeyi, düşündüğünüz gibi okumaz.'♥



Çevrimdışı Akhenaton
Admin
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
***************
Ruh Hali: Hasta
Rep Puanı: 0
Üye No: 1
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
Nerden: Paralel Evren
İleti: 4301
  • Profili Görüntüle

Ynt: Demedim Mi (Mevlana Celaleddin Rumi)

« Yanıtla #3 : Mayıs 07, 2013, 01:25:03 ÖS »
Aslında birbiriyle iç içe geçmiş bu denizlerin arkasında bir ironi yatıyor. Sadece “Ben bir denizim sen bir balıksın.” mısraları için seçilmedi bu arka planlar. Mevlana ve Şems’in tanışmasının hikayesini ve neden bu buluşmanın olduğu yere “Marece’l Bahreyn” (iki denizin buluştuğu yer) adı verildiğini bilmek gerekiyor. İşte o zaman iç içe geçmiş, birbiriyle buluşmuş bu denizlerin sembolizmi anlaşılabilir. Sadece Mevlânâ ile Şems’in değil; Mûsâ ve Hızır’ın da buluştukları yerdir bu iki deniz. Neden? Yazının rengi açık olmuş kapalı olmuş tartışmasından çok bunları tartışmanızı beklerdim açıkçası.  8)

Kayıtlı

Facebook / Twitter / Paltalk: Akhenaton41 / Paltalk Odası: Edep Sahiplerine Munhasir Oda



Çevrimdışı @Bircan
Süper Moderatör
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
************
Ruh Hali: Huzurlu
Rep Puanı: 430
Üye No: 762
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
Nerden: ♥Ben, düşler ülkesinin gel-git akıllısıyım...♥
İleti: 2649
♥Kaderini kabullenirsen, rehberin olur...♥

  • Profili Görüntüle

Ynt: Demedim Mi (Mevlana Celaleddin Rumi)

« Yanıtla #4 : Mayıs 07, 2013, 01:39:21 ÖS »
 :) Yorum yok.....

Kayıtlı

♥'Hiç kimse sizin yazdığınız bir şeyi, düşündüğünüz gibi okumaz.'♥



Çevrimdışı Akhenaton
Admin
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
***************
Ruh Hali: Hasta
Rep Puanı: 0
Üye No: 1
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
Nerden: Paralel Evren
İleti: 4301
  • Profili Görüntüle

Ynt: Demedim Mi (Mevlana Celaleddin Rumi)

« Yanıtla #5 : Mayıs 07, 2013, 01:52:28 ÖS »
Hayal gücünüz ne kadar zayıf... Biraz daha mı ipucu vereyim acaba...

Bir vakit Musa genç adamına demişti ki: "Durup dinlenmeyeceğim; tâ İKİ DENİZ'in birleştiği yere kadar varacağım, yahut senelerce yürüyeceğim." Her ikisi, iki denizin birleştiği yere varınca BALIKlarını unuttular. Balık, denizde bir yol tutup gitmişti. (Buluşma yerlerini) geçip gittiklerinde Musa genç adamına: Kuşluk yemeğimizi getir bize. Hakikaten şu yolculuğumuz yüzünden başımıza (epeyce) sıkıntı geldi, dedi. (Genç adam:) Gördün mü! dedi, kayaya sığındığımız sırada balığı unuttum. Onu hatırlamamı bana şeytandan başkası unutturmadı. O, şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti. Musa: İşte aradığımız o idi, dedi. Hemen izlerinin üzerine geri döndüler. Derken, kullarımızdan bir kul buldular ki, ona katımızdan bir rahmet (vahiy ve peygamberlik) vermiş, yine ona tarafımızdan bir ilim öğretmiştik. (Kehf Suresi, 60-65)

Kayıtlı

Facebook / Twitter / Paltalk: Akhenaton41 / Paltalk Odası: Edep Sahiplerine Munhasir Oda



Çevrimdışı Akhenaton
Admin
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
***************
Ruh Hali: Hasta
Rep Puanı: 0
Üye No: 1
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
Nerden: Paralel Evren
İleti: 4301
  • Profili Görüntüle

Ynt: Demedim Mi (Mevlana Celaleddin Rumi)

« Yanıtla #6 : Mayıs 07, 2013, 02:36:57 ÖS »
Yorum yapıp merakınızı gidermek istemiyorum ki araştırıp öğrenesiniz ya da üstünde düşünesiniz  8) Ama ne Kızıldeniz'le, ne dostlukla, ne de tatlı ve tuzlu suyla ilgisi vardı...

Kayıtlı

Facebook / Twitter / Paltalk: Akhenaton41 / Paltalk Odası: Edep Sahiplerine Munhasir Oda



Çevrimdışı Akhenaton
Admin
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
***************
Ruh Hali: Hasta
Rep Puanı: 0
Üye No: 1
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
Nerden: Paralel Evren
İleti: 4301
  • Profili Görüntüle

Ynt: Demedim Mi (Mevlana Celaleddin Rumi)

« Yanıtla #7 : Mayıs 07, 2013, 03:38:57 ÖS »
Bana “hoca” deme o zaman, “admin dede” de :) (Çünkü hoca ya üniversitede ya da camide olur.) Nice pâdişâhlar bilirim ki, cihâna korku salar, isimleriyle düşmanı titretip kendi halkını sevindirir ve huzuruna çıktıklarında el-pençe divan dururlar. Ama onların da padişahlıklarının hiçbir anlam taşımadığı yerler vardır. “Hoca”ları. Bu yüzden o nice hükümdârlar ki “hoca”larını karşısında hep diz çökmüş, “Ben, bu ülkenin sultanıysam siz de gönüllerin sultanısınız.” demişlerdir. Fatih’in Akşemseddin’i, Akhenaton’un Yusuf’u, Mevlânâ’nın Şems’i, Mûsâ’nın Hızır’ı gibi.

Mûsâ ve Hızır. Biri bir peygamber, diğeri bir âlim. Biri TATLI SU, öbürü TUZLU su. Yani bâtında biri öğrenci, öbürü muallim… Birinin elinde sadece vahiy var, öbürü ise vahiy gelmese bile her şeyi biliyor. Bu yüzdendir ki rüyanızda gördüğünüz balık, size yol gösterecek bir âlimle yorumlanır. Köpekbalığı ise “ilm-i ledün” sahibi bir zattan ders alacağınızla tabir olunur. Deniz ise ilmin kendisidir. Birine deryasın derken aslında çok bilgili olduğunu söylemiş olursunuz. Peki bu yazdıklarım sorumun cevabı mı? Hayır, üzgünüm. Sadece birkaç ipucu… Divan edebiyatından çok hoşuma giden bir beyit vardır: “Ol mâhiler (balıklar) ki derya içre yüzerler ama deryayı bilmezler…” (Çoktur cidden diplomali cahilimiz...)

Madem şiir yazmakla ilgileniyorsunuz, o zaman sembolizmi de yakından tanımak zorundasınız. Bakış açınızın akvaryumdaki balık Wanda mı yoksa deryadaki bir “Mâhî” mi olduğuna ya da öyle kalıp kalmayacağına karar vermek zorundasınız. Kısaca hayata ve olayların arkasına TATLI SU sazanı mı yoksa TUZLU SU balığı gibi mi baktığınızı kendinize itiraf etmek zorundasınız.

Ben sizin önünüze çözmeniz için bir bulmaca atmadım. Çünkü sembolizm, bulmaca değil, İNCE DÜŞÜNME'ktir. Hep tekrarlıyorum zaten. Şairlik ya da şiir okurluğu, İNCE DÜŞÜNCE gerektirir. Bu yüzden şairlerin kitapları da hep İNCE'ciktir.

Kayıtlı

Facebook / Twitter / Paltalk: Akhenaton41 / Paltalk Odası: Edep Sahiplerine Munhasir Oda



Çevrimdışı @Bircan
Süper Moderatör
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
************
Ruh Hali: Huzurlu
Rep Puanı: 430
Üye No: 762
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
Nerden: ♥Ben, düşler ülkesinin gel-git akıllısıyım...♥
İleti: 2649
♥Kaderini kabullenirsen, rehberin olur...♥

  • Profili Görüntüle

Ynt: Demedim Mi (Mevlana Celaleddin Rumi)

« Yanıtla #8 : Mayıs 07, 2013, 04:33:49 ÖS »
Yandaki kayalardan havalanan bir martı denize doğru süzülmüştü.

Hemen ardından, karşı kayalardan fırlayan bir başka martı da aynı yönde alçalmaya başlamıştı. İkisi de suya çarpmalarına az bir mesafe kala, seri birer manevra yaparak göğe doğru yükselişe geçmiş, adeta birbirine sarılmış bir vaziyette, falezlerin seviyesini bir hayli aşana dek yükselişlerini sürdürmüşlerdi.

İşte, bu farklı kayalarda, ayrı ayrı kendine yetebilmeyi gerçekleştirebilmiş bu iki martı, birbirleri için ‘geçmiş’teki yerlerini terk edebilmiş; sıfır seviyesine inerek ‘benlik’ bağlarından arınmış, böylece ‘bir’ olarak göğe yükselmişlerdi.

Bağlanabilmek için, önce bağımsız olmak gerekir…


Kimi okuduğu kitaplardan alır derslerini, kimi dediğiniz gibi kendi inceliğine bürünür…

Mana derinliği ancak inceliği görüp, altında ne yattığını görebilmektir…
Tıpkı karşındaki olmak gibi…

İsmi geçen değerli zatlarda 'Bir' olmayı başarmış kişilerdi.

Bağımsız, yüreği saran her düşünce, kendi inceliğine ulaşıyor. Bunun içinse âlim olmak gerekmiyor, istisnalar dışında…
Hissiyat dünyası, okumanın dışında görsel değil de içsel olarak kitap okuma sanatı gibi…

Her ne kadar belki anlatmak istediğinizin dışında bir yorum olsa da benim içimden gelenler bunlar:)
Bilgilerinizi, kendinize ait hissiyat dünyanızı açın bu sazanlara, atlamayalım bir tuzlu suya, bir tatlı suya:)

Asıl adminlik bildiği her şeyi üyelerinle paylaşmaktır…

Farklıda düşündürse yazdıklarınız, ya da ortaya attığınız her neyse, kendi iç dünyamıza dönüp, orada bir incelik yaratmamıza neden oluyor…:)

Sonra bakın neler çıkıyor…

Kayıtlı

♥'Hiç kimse sizin yazdığınız bir şeyi, düşündüğünüz gibi okumaz.'♥



Çevrimdışı Selma Doğan
Süper Moderatör
Asil Üye
*

Kazandığı madalyalar:
******
Ruh Hali: Enerji-Dolu
Rep Puanı: 131
Üye No: 764
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
Nerden: İzmir
İleti: 432
İnsan sevince, renkler daha bir güzel...

  • Profili Görüntüle

Ynt: Demedim Mi (Mevlana Celaleddin Rumi)

« Yanıtla #9 : Mayıs 07, 2013, 06:01:13 ÖS »
Çocuklar size hayran olmamak mümkün değil,ne kadar güzel anlaşıyorsunuz.Açık ve net,Akhenaton sende çok yaşa:)bende fikrimi söyleyeyim izin verirseniz.Ben yazıya da resme de bayıldım.

Kayıtlı

Dünya gördüğünüz gibi değil, yaşadığınız gibidir. Selma Doğan.

Sayfa: [1] 2  Hepsi