Gizliilimler.Org

Gizli dünyaların kapısını aralamaya hazır mısın?

Yasak Pencere (Hayat Işığı II)

Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı ve şifrenizi girin

Haberler:

Sayfa: [1]
*GönderenKonu:

Yasak Pencere (Hayat Işığı II)

(Okunma sayısı 981 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


Çevrimdışı @Bircan
Süper Moderatör
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
************
Ruh Hali: Huzurlu
Rep Puanı: 434
Üye No: 762
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
Nerden: ♥Ben, düşler ülkesinin gel-git akıllısıyım...♥
İleti: 2656
♥Kalbime bir dokunuşu var;Ben sizlere ömür...♥

  • Profili Görüntüle

Yasak Pencere (Hayat Işığı II)

« : Şubat 06, 2014, 01:13:25 ÖS »


Yasak Pencere (Hayat Işığı II Bölüm)

Genç adam, artık geceleri uyuyamıyor sabahın olmasını iple çekiyordu. Kalbini işgal eden bir şeyler vardı ve o daha ne olduğunu bile bilmiyordu. Her ne kadar “Ne önemi var” dese de kalbi beyaz güvercinin getirdiği notlarla birlikte atıyordu. Ne kadar inkâr etmeye çalışırsa çalışsın yaşıyordu bunu, yok sayamazdı…

Sabahın ilk ışıklarıyla pencerenin önünde güvercini beklemeye koyuldu. Saatler bir türlü geçmek bilmiyordu. Ama her ne olduysa güvercin o gün hiç görünmedi. Genç adamın göğsünde ağırlaşan bir bekleyiş vardı. Ne olmuştu?
Güvercinin başına bir şey mi gelmiş, yoksa o notları yazana bir şey mi olmuştu.
İçini kemiren düşüncelerle ilk defa kendini aciz hissetti, şimdi ayaklarında güç olsa arayıp bulmaz mıydı, güvercinin kanatlarından esen yelle onun peşine düşmez miydi…

Eline kâğıdı kalemi aldı.

Yasak penceremin ihlali, duygularımın şahlanan kıratı, bende ölümü öldüren parmaklarımın hissi, yalnızlığımı unutturan, aynalara bakmaya cesaret veren yürek, beni duyan, sağır kulaklarıma duymayı bahşeden hayat ışığım;  Neredesin?

Diye kısa bir not döküldü parmaklarından…

O günü sessiz geçirdi. Tam ışık odasına dolduğu anda işte yine karanlığa bürünmüştü.
Ertesi sabah gözünü açmasıyla güvercini camın kenarında ona bakarken buldu. Gözlerinde derin bir acı sezdi birden, ona koşmak istedi. Unutmuştu ayaklarının yere basmadığını birden doğruldu ve kendini yataktan atmasıyla yere düşmesi bir oldu. Onu duyan görevliler hemen odaya koştular. Herkes odadan çıktığında,  sandalyesine oturtulan genç adam hemen camın önüne gelerek gözleriyle notu aradı. İşte evet güvercin orada duruyordu. Ama o ne? Ak güvercinin kanadında kan lekesi vardı. Canı yanıyordu. Güvercini yavaşça eline aldı. Kanadına bir gül dikeni saplanmıştı. Dikkatlice dikeni aldı ve yarasını temizledi. Belli ki, gidememişti notu yazanın yanına, ona gelmişti… Güvercin kendine gelir gelmez yazdığı notu ayağına tutturdu ve camın önüne koydu. Uçmasını izledi. Bir taraftan da yaptığına anlam veremiyordu. Neden yapmıştı böyle bir şeyi, o notu neden yollamıştı ki?

Yinede içinde bir umut belirdiği için mutluydu. Acaba cevap ne gelecekti. Bunları düşünürken derin bir uykuya daldı.

Ama daha önemli bir durum vardı. Genç adam iyileşmek istiyordu. İlk defa yüreğindeki sese kulak veriyor, peşinden koşarcasına gitmek istiyordu. Ama o gururu yok mu, kimseye diyemiyordu ki “Ben iyileşmek istiyorum” diye..!

Sabah olduğunda kahvaltısını pencerenin önüne istedi ve uzakları izlerken yediği her lokmanın tadına varıyor, çayı mis gibi kokuyordu burnuna, tam o sırada güvercin göründü uzaktan, camın önüne konduğunda gözlerindeki acı silinmiş garip bir ışık sızıyordu bakışlarından… Uzandı heyecan içinde notu alarak okumaya başladı…

Sessizliğimi çığlıklara döndüren yabancı, aramızdaki köprüyü gökkuşağının bütün renkleriyle boyayan, gözlerime güneşi doğduran asil karanlığım, güvercinden çıkardığın dikenin gülünde, parmaklarının dokunduğu kalemde, kaderin zincirindeki kolyenin aydınlığını kalbine tut. Ben oradayım.

Hayat Işığı


"Devam edecek..."

06 Şubat 2014


@Bircan

facebookta paylaş

Kayıtlı

Güzel bir ruha aşık olan ona hayatı boyunca sadık kalır, çünkü sevdiği şey ebedidir.” Platon

Sayfa: [1]