Gizliilimler.Org

Gizli dünyaların kapısını aralamaya hazır mısın?

Yasak Pencere (Hayat Işığı I.)

Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı ve şifrenizi girin

Haberler:

Sayfa: [1]
*GönderenKonu:

Yasak Pencere (Hayat Işığı I.)

(Okunma sayısı 1101 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


Çevrimdışı @Bircan
Süper Moderatör
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
************
Ruh Hali: Huzurlu
Rep Puanı: 434
Üye No: 762
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
Nerden: ♥Ben, düşler ülkesinin gel-git akıllısıyım...♥
İleti: 2656
♥Kalbime bir dokunuşu var;Ben sizlere ömür...♥

  • Profili Görüntüle

Yasak Pencere (Hayat Işığı I.)

« : Şubat 05, 2014, 02:39:10 ÖS »


Yasak Pencere (Hayat Işığı I. Bölüm )

Genç adam yaşadığı bir kazadan dolayı ailesini kaybetmişti. Yapayalnız kalınca hayata küsmüş, yaşadığı yerlerden çok uzakta,  ıssız bir orman kenarına kale gibi bir ev inşa ederek kendini bu eve kapamıştı. Sadece evinde ona yardım eden ayak işlerini yapan bir iki kişi ile birlikte yaşar, onların dışında hiç kimse ile görüşmezdi…

Buraya geldi geleli daha onun yüzünü hiç kimse görmemiş ama aksiliği bütün ülkeye yayılmıştı. Evinin etrafından geçmeye korkanlar mecbur kalmadıkça o evin yanından geçmezlerdi. Genç adamın odasının camı uzaktan gördüğü denize, yeşil ormanların vadilerin yayıldığı büyük bir alana bakıyordu. Bu pencerenin etrafına yüksek duvarlar ördürmüş onu görmemeleri için pencerenin baktığı yönü herkese yasak etmişti. O pencerenin önüne oturur saatlerce dışarısını izlerdi. Tekerlekli iskemleye mahkûm olduğu günden bu yana, konuşmayı unutmuştu. Alışamamıştı işte, olmuyordu. Hayattan nefret ediyordu… Yalnızlığı benimsemiş, insanların acıyan gözlerle ona bakmalarından uzak bir hayat kurmuştu kendine…

Günler birbirini kovalıyor,  gittikçe içindeki mezara gömülüyordu. Zaten çıkmak için bir çabası da yoktu. Yine günlerden bir gün, cam kenarında otururken beyaz bir güvercinin pencereye doğru yaklaştığını gördü. Nereden gelmişti şimdi bu kuş? Kızdı kendi kendine, güvercin gelip onun penceresi önüne kondu. Tam arkasını dönüp pencerenin kenarından ayrılacakken, güvercinin ayağında bir kâğıt bağlı olduğunu gördü. Şaşırmıştı. Ne yapacaktı şimdi?
Önce “Bana ne” dedi içinden, ama merakı daha ağır basmıştı. Uzandı. Güvercin hiç kaçmıyordu ondan, kağıdı aldı. Elleri titriyordu. Neydi bu neden ona gelmişti.

Kâğıdı açtı. Kısa bir not vardı. Önemsemedi ve masanın üzerine bıraktı. “Sanırım yanlışlıkla gelmiş, kuş yolunu şaşırmıştı. Öyle olmalıydı.
Ertesi gün güvercin yine geldi.  Yine ayağında bir kâğıt vardı. Bu günlerce bu şekilde tekrarlandı. Okudukça öyle alışmıştı ki bu kısa notlara ve güvercine, ne garipti her gün bekliyordu. Yalnızlığı uçup gidiyordu yüreğinden, hiç böylesine bir şeyler hissedeceğini düşünmemişti…

En son gelen not oldukça hüzünlü duygular hissettirmişti ona, Kimdi bunları böylesine yazan? Kimdi hayat ışığı.?

Bu gün yine martılar benden uzakta uçuyor. Dokunmak istiyorum ama onların kanatları var. Benim gibi değiller, çığlıkları yalnızlığımı hatırlatıyor. Kimse fark etmiyor beni, ama bir yerlerde birinin beni duyduğunu biliyorum. Kalbimin atışlarında hissediyorum bunu, ey! yabancı bende seni duyuyorum…

Hayat ışığı


"Devam edecek…"

05 Şubat 2014


@Bircan

facebookta paylaş

Kayıtlı

Güzel bir ruha aşık olan ona hayatı boyunca sadık kalır, çünkü sevdiği şey ebedidir.” Platon

Sayfa: [1]