Gizliilimler.Org

Gizli dünyaların kapısını aralamaya hazır mısın?

Altın Çağ Misyonu

Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı ve şifrenizi girin

Haberler:

Sayfa: 1 [2]  Hepsi
*GönderenKonu:

Altın Çağ Misyonu

(Okunma sayısı 4562 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


Çevrimdışı Akhenaton
Admin
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
***************
Ruh Hali: Hasta
Rep Puanı: 0
Üye No: 1
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
Nerden: Paralel Evren
İleti: 4311
  • Profili Görüntüle

Ynt: Altın Çağ Misyonu

« Yanıtla #10 : Mayıs 30, 2012, 11:12:11 ÖS »
DOSTLAR PLANI (Celse 22. 1. 1960): “Yukardan gelen etkisin daha alt düzeye indirilmesine medyumlar da, tüm insanlar da dahildir. Ruhtan gelen etkisin perispiri ve beyin yoluyla değiştirilerek maddelere etki ettiğini söylemiştim. İnsan vücudunda bulunan her madde insan bedeninden tesir almaktadır. Maddeler de aldıkları bu etkisi kendi çaplarında daha alt kademelere nakletmektedirler.” (Sayfa: 86)

DOSTLAR PLANI (Celse 8. 4. 1960): Bir cismi, canlıyı, insanı, güneş sistemini ve evreni incelediğimizde görürüz ki olaylar birbirine bağlıdır ve belirli bir amaca doğru gitmektedir. Gördüğünüz tüm şeyler belirli varlıklar tarafından yönetilmektedir. İnsan bedenindeki her hücre insan ruhuna, böceğin hücresi de böcek ruhuna bağlıdır ve onun sorumluluğu altında evrimleşmektedir. Dünyanın ve evrenin evrimiyle ilgilenen varlıklar da vardır. Ayırımsız tüm bu varlıklar tek bir kaynaktan tesir almaktadır, o tesire her an muhtaçtırlar. Varlıklara verilmiş yetenekler ve kendi çabalarıyla kazandıkları düzeyler onları ancak belirli bir noktaya kadar götürebilir, ancak o düzeyin gereğini yapabilirler. Varlığın evriminin ilk aşamasıyla son aşaması arasında dev büyüklükteki farklar vardır, bu gelişme ilhamlarla, irşatlarla, dinlerle, mesajlarla olmaktadır. Fakat hepsi de ilk Kaynaktan gelen etkisin naklidir, varlık o tesir olmadan yok demektir. Bir varlığa gönderilen ilhamların kesilmesi demek, onun belirli bir düzeyden yukarı çıkamaması demektir.” (Sayfa: 86-87)

DOSTLAR PLANI (Celse 9. 10. 1959): “İbadet, maddi sıkıntılardan uzaklaşarak maddi olmayan ortamdan etkiler almaya hazırlanmaktır. İnsanlar çok eski çağlardan beri ibadet etmişlerdir, fakat birçoğu işin esasını anlamamış yalnız şekil üstünde durmuştur, oysa şekil sadece 1 ibadet aracıdır. Dinlere bir göz attığınızda ibadet zamanlarının dinlerin evrimiyle arttığını görürsünüz, bu da insanların manevi hayatla bağlarını güçlendirdikleri oranda evrimleştiklerini gösterir. Eğer her fırsatta varlığınızın hikmetini, Tanrı’nın büyüklüğünü ve manevi dünyadan etkiler almayı düşünebiliyorsanız bu bir ibadettir, bunu yapamıyorsanız dinlerin emrettiği ibadeti yapınız. İbadet insanın evrimi için gereklidir, ibadeti çoğalttığınızda hem etkiler alabilir hem de dünya işleriyle meşgul olabilirsiniz. Şekle bağlanın ya da bağlanmayın, belirtilen şartları yerine getiriyorsanız ibadetiniz tamamdır.” (Sayfa: 88)

DOSTLAR PLANI (Celse 8. 1. 1960): “Dezenkarne olmuş bir varlık öte âleme hemen uyum sağlayamaz, dünyadaki bağlarını birdenbire koparamaz. Bu bağlar aile bağları olduğu gibi, eş dost, samimi arkadaş bağları da olabilir. Bu yüzden varlık kendini yalnız hisseder, korku içindedir. Kendisiyle ilgili bir şeyler düşünülmesi, geçici bağlar kurulması onu sevindirir. Karmaşa devirleri kısa süren ve öte âleme hemen uyum sağlayan varlıklar için bu pek bir şey ifade etmez, çünkü o spadyumda birçok varlıkla bağlantıya geçmiştir bile. Dua yoluyla gönderilen etkiler yalnızlık çeken varlığa gidecek ve onu kısmen de olsa teselli edecektir, fakat diğeri için bu bir şey ifade etmez.” (Sayfa: 89)

DOSTLAR PLANI (Celse 15. 1. 1960): “Öte âleme geçmiş varlığın yaptığınız dualara ihtiyacı varsa hemen kendisine iletilir, eğer dua varlığın öte âlemdeki durumuna zarar verecekse kendisine bildirilmez. Kısaca kötü bir dua varlığa bildirilmez, iyi dua bildirilir. Öte âleme geçen varlığın yararına olacaksa bazen kötü dua da kendisine bildirilir, yani yaptığınız dualar başıboş seyretmezler. Dua dediğiniz şey bir tür tesirdir, spadyumda bu etkisi yönlendiren ve varlıkların evrimiyle ilgilenen görevliler vardır.” (Sayfa: 89)

DOSTLAR PLANI (Celse 15. 4. 1960): “İnsanlar hangi düzeyde olurlarsa olsunlar çift yönlüdürler, yani hem maddi hem de manevi yönleri vardır. Bir insan için her gün yemek yemek nasıl bir ihtiyaçsa, manevi tesir almak da öyle bir ihtiyaçtır, bu ihtiyaç varlıkların evrim düzeyine göre değişir. Evrim ilerledikçe manevi etkiler de artmaktadır. Türbelere bez bağlamak, onlardan dilekte bulunmak elbette yanlıştır, dua ve dilek yalnız Allah'a olmalıdır. İstek ve dileklerinizin düzeyi ne kadar yüksek olursa, ona yanıt verecek Görevli Plan da o kadar yüksek olur.” (Sayfa: 90)

DOSTLAR PLANI (Celse 16. 10. 1959): “Dua bir istektir, dua bir dilekçedir. Bu dilekçe elbette en küçük makama hitaben verilir, oradan da layık olduğu düzeye iletilir. Duanın kabul edilebilmesi için güçlü ve samimi olarak yapılması, istenen şeyin varlığa ve diğer varlıkların evrimine engel olmaması gerekir.” (Sayfa: 90)

DOSTLAR PLANI (Celse 13. 11. 1959): “Beddua etmek, karşı tarafa kötü etkiler göndermek demektir. Bu etkisin yapacağı etki gönderilen kişinin alıcı yeteneğine bağlıdır. Eğer bedduayla tesir gönderilen kişi gelen etkilere karşı pasif durumdaysa etkiler işleyecek bir ortam bulmuş demektir, bu durumda yapabilecekleri zararı yaparlar. Bedduanın etki edip etmemesi 2 faktöre bağlıdır. 1.si, varlığın kendi evrimidir, yani gönderilen beddua varlığın evrimine uygunsa etki eder, değilse önlenir. 2.si, varlığın evrimlerinden sorumlu olduğu diğer varlıklardır, yani beddua varlığın sorumlu olduğu varlıkların felaketine yol açacaksa yine önlenir.” (Sayfa: 90-91)

DOSTLAR PLANI (Celse 1. 7. 1960): “Din tarafından yasaklanan faiz, istismar edilen, hatta yardım şeklinde gösterilip karşı tarafın zaafından yararlanarak o kimseye yardımcı olacağı yerde zararı dokunan faiz şeklidir. İhtiyaç içinde kıvranan bir zavallıya yardım elini uzatacak yerde ona yüksek faiz oranıyla borç vermek insanca bir davranış değildir, o yardım değil baltalamadır, dinlerin yasakladığı faiz işte budur. Faiz hak edilen oranda alınırsa yardım, aksi takdirde kötülük olur.” (Sayfa: 91)

DOSTLAR PLANI (Celse 30. 10. 1959): “Cennet ve cehennem, varlıkların verilen süre içinde yaptıkları hareketlerin sonucudur. Kıyamet ise verilen sürenin bitimidir.” (Sayfa: 91)

DOSTLAR PLANI (Celse 25. 9. 1959): “Allah göklerin ve yerin nûrudur.” Bu ayette söylenmek istenen şudur: Allah göklerin ve yerin yaratıcısıdır, göklere ve yerlere sürekli etkiler göndermektedir. Fakat daha önce de söylediğimiz gibi etkiler birtakım istasyonlardan geçmektedir. Bu etkiler doğrudan doğruya Allah'tan gelecek olsaydı ona hiçbir madde ve ruh dayanamazdı. Bu ayetteki nur kelimesi tesir anlamına gelir. Her şeyi yaratan ve yöneten odur, tüm evrenlerin yönetim planı birdir.” (Sayfa: 92)

DOSTLAR PLANI (Celse 2. 10. 1959): “Hayat dediğimiz zaman ruh ve maddenin ortak yaşamını kastetmiş oluruz. Dünya güneşten koptuktan sonra maddi açıdan birçok aşamalar geçirdi. Ve öyle bir an geldi ki, bir ruh dünya maddeleriyle ilişkiye geçti ve hayat başladı.” (Sayfa: 94)

DOSTLAR PLANI (Celse 9. 10. 1959): “Ruhlar daha önce yaratılmıştı, onlara belirli bir zemin hazırlanıyordu. Dünyada su oluştu ve istenen şartlar gerçekleşmeye başladı. Böylece o ruhlar dünyada yaşamaya başladılar.” (Üstte sözü edilen ruhlar, dünyaya inmeye aday olan ruhlardır) (Sayfa: 94)

DOSTLAR PLANI (Celse 3. 6. 1960): “ Güneş sisteminde total bir tesir dengesi vardır. Bu tesir her kitlede bulunmakla birlikte Güneş bunların odağıdır. Tesirler hem Güneş'ten kitlelere, hem de kitlelerden Güneş'e yayılırlar, fakat asıl tesir Güneş'ten gelmektedir.”
(Sayfa: 95)

DOSTLAR PLANI (Celse 8. 1. 1960): “Güneş sistemini yöneten Yüksek Varlıklar hata yapmazlar, çünkü Yüksek Varlıkları yöneten Varlıklar, o Varlıkları da yöneten Varlıklar vardır. Hata deyince, bilgisizlik yüzünden kitlelerin evrimine engel olmayı ya da evrimin hızını kesmeyi anlıyorum. Bu Yüksek Varlıklar hata yapacak olurlarsa büyük bir kitlenin evrimine engel olurlar, bu da kurulan düzene aykırıdır. Demek istiyorum ki, o Yüksek Varlıkların Mutlak Bilgiye oranla bilgisizlikleri yoktur ve hata yapılmasına mutlaka engel olunur. Onların görevlerindeki başarı ya da başarısızlığı hata yapmak ve hatadan kurtulmak anlamında düşünmeyiniz, onlar anladığınız anlamda hata yapmazlar. Size o varlıkların evrimi hakkında bir şey söyleyemem, çünkü o konuda hiçbir bilgiye sahip değilsiniz.” (Sayfa: 95)

DOSTLAR PLANI (Celse 6. 11. 1959): “Evren kurulmuştur. Bu kuruluşta birçok aşamaların, birçok varlıkların, evreni meydana getiren maddelerin ve o maddeler üstünde deneyimler geçiren canlıların rolü vardır. Evrenin kurulmasını emreden Allah'tır. Evren derken, sadece sizin yaşadığınız evreni kastetmiyorum. Eski bir celsede başka evrenden de bahsetmiştim. Evren birgün çözülecek mi diye soranlara, her şeyin bir başlangıcı olduğu gibi bir sonu da olacaktır diyorum.” (Sayfa: 95-96)

DOSTLAR PLANI (Celse 3. 9. 1959): “Evren sandığınız gibi başıboş bırakılmış bir madde topluluğu değildir. Onu yöneten dev büyüklükteki bir varlık grubu vardır, ayrıca yöneten bir varlık da vardır. Evren de bir bedendir, onu yöneten Üst Varlık da bu evrende deneyimlerini yapıyor. Evrenin dezenkarnasyonu anladığınız şekillerin çok ötesindedir, onun dezenkarnasyonu başka şekilde olmaktadır, daha fazla şey söylemeye gerek yok, çünkü idrakiniz almaz! Bir an gelir ki içinden çıkılmaz bir durum oluşur, bu da size bir sıkıntı ve o noktada bir duraklama getirebilir.” (Sayfa: 96)

DOSTLAR PLANI (Celse 16. 10. 1959): “Melek için dinlerde, “mütekamil olarak yaratılmıştır” denir. O zamanki insan düzeyinin bu konuyu kavramaya elverişli olmadığı, kavrasa bile faydadan çok zarar getireceği düşünülmüş ve dinlerde anlatıldığı şekliyle aynen kabul edilmesi istenmiştir. Her varlık ulaştığı düzeye Allah'ın izni ve kendi gayretiyle gelir. Melekler de bir evrim silsilesi geçirmiş varlıklardır. Bu varlıkların illâki sizin gibi maddi bir âlemde deneyim geçirmesi gerekmez, onlar belirli ortamlarda evrimlerini tamamlayarak bulundukları düzeyi hak etmişlerdir. Meleklerle Yönetici Mekanizmalar aynı şeydir. Melekler ezelden beri vardı demek, onlar Allah'la birlikte vardılar demektir ki böyle bir şey olamaz.” (Sayfa: 96-97)

facebookta paylaş

Kayıtlı

Facebook / Twitter / Paltalk: Akhenaton41 / Paltalk Odası: Edep Sahiplerine Munhasir Oda

Çevrimdışı XMAN
Yeni Üye
*

Rep Puanı: 0
Üye No: 3409
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
İleti: 2
  • Profili Görüntüle

Ynt: Altın Çağ Misyonu

« Yanıtla #11 : Mart 25, 2020, 01:17:47 ÖS »
Altın çağ misyonu nereden alıntı ya da kim, kimler tarafından yazıldı

Kayıtlı


Çevrimdışı Akhenaton
Admin
Özel Onur Üyesi
*

Kazandığı madalyalar:
***************
Ruh Hali: Hasta
Rep Puanı: 0
Üye No: 1
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
Cinsiyet:
Nerden: Paralel Evren
İleti: 4311
  • Profili Görüntüle

Ynt: Altın Çağ Misyonu

« Yanıtla #12 : Mart 25, 2020, 05:01:14 ÖS »
"Altın Çağ Misyonu" (Dostlar Planı), aslında bir seri kitap:



Yazar adı, kitapta belirtilmemiş. İnternetteki kitabevlerinde ve ikinci el kitap satan sahaflarda bulabilirsiniz.

Kayıtlı

Facebook / Twitter / Paltalk: Akhenaton41 / Paltalk Odası: Edep Sahiplerine Munhasir Oda

Çevrimdışı XMAN
Yeni Üye
*

Rep Puanı: 0
Üye No: 3409
Açtığı Konuları Göster
İletilerini Göster
İleti: 2
  • Profili Görüntüle

Ynt: Altın Çağ Misyonu

« Yanıtla #13 : Mayıs 02, 2020, 06:05:49 ÖS »
Teşekkürler

Kayıtlı
Sayfa: 1 [2]  Hepsi